Seedling Cultivation

İnsanoğlu var olduğundan beri, besin maddeleri ihtiyacının karşılanması ve dolayısıyla tarım, vazgeçilmez bir unsur olmuştur. Hızla artan dünya nüfusu ile birlikte tarımın önemi de artmakta ve tarım, daha bir vazgeçilmez olmaktadır. Bu nedenle, birim alan başına üretim miktarını artırmak büyük önem kazanmaktadır.

Birim alandan, çok verim elde etmenin başlangıcı, iyi tohum seçmek ve iyi fide yetiştirmektir. İyi tohumlar genellikle pahalı tohumlardır. Bu tohumları, direk toprağa ekmek sureti ile yetiştiricilik yapılması durumunda tohum zayiatı oldukça fazla olmaktadır. Bu da birim maliyeti artırmaktadır.

Bitkisel üretim açısından, birim başına üretim miktarını artırmanın en önemli yollarından biri de bitki için uygun bir yetiştirme ortamını oluşturarak, bitkilerin en hassas devresi olan fide devresini en iyi şartlarda geçirmesini sağlamaktır. Fideyi, ayrı bir ortamda yetiştirdikten sonra asıl yerine dikmek sureti ile yapılan üretimlerde daha fazla verim alınmaktadır. Uygun bir yetiştirme ortamı deyince, bitki köklerinin rahat gelişebildiği, su ve besin maddesi ihtiyacının sorunsuz karşılanabildiği, hastalık, zararlı ve yabancı otların olmadığı, ekolojik isteklerinin karşılandığı bir ortam anlaşılmaktadır.

                                                                                                                         TOHUM EKİMİ
Tohumlarda Aranacak Özellikler

1. Dışsal Özellikler

Tohumun rengi, şekli, iriliği, parlaklığı, kokusu, temizliği dışsal özelliklerdir. Tohum, tür ve çeşide özgü özellikleri taşımalıdır.

2. İçsel Özellikler

2.1.Tohumun Çimlenme Hızı ve Çimlenme Gücü

Çimlenme hızı; belli bir miktardaki tohumun (genellikle 100 adet) cam kapta, pamuk arasında, 18-20 derecede, uygun nemde, 7 günde çimlenenlerinin sayısını ifade eder. Çimlenme hızı, yetiştiricilikte erkencilik açısından önemlidir.
Çimlenme hızı; tohumun ekildiği toprak yapısına, ekim yöntemine, sıcaklığa ve toprak nemine göre değişir.

Çimlenme gücü ise; aynı ortamda 21 günde çimlenenlerin sayısını ifade eder. Bu iki değer ne kadar yüksek olursa tohum o oranda kaliteli demektir.

2.2.Tohumun Sürme Hızı ve Sürme Gücü

Tohumların çimlenme hızı yüksek olsa dahi bazı tohumlar ekildikleri toprak tabakasını delip yüzeye çıkamaz. Bu nedenle sürme hızı ve gücü tohumun kalitesi hakkında daha sağlıklı bilgi verebilmektedir. Sürme hızı, cam kapta, kum içerisinde, 18-20 oC’de, uygun nemde, 7 günde kumun üzerine çıkanların sayısını ifade eder. Sürme gücü ise aynı ortamda 21 günde kum yüzeyine çıkanların sayısını ifade eder.fide tablo

2.3. Tohumun Tarımsal Değeri

Tohumun çimlenme gücü ile temizlik derecesi o tohumun tarımsal değerini ifade etmektedir.td

2.4. Tohum 1000 Dane Ağırlığı

Tohumların 1000 dane ağırlığı, önemli bir kalite faktörü olup verimle ilişkilidir. Tohumların 1000 dane ağırlığı ne kadar yüksek olursa verim de o kadar fazla olmaktadır. Ayrıca 1000 dane ağırlığı birim alana ekilecek tohum miktarının belirlenmesinde kullanılan bir faktördür. Tohumların 1000 dane ağırlığı ekolojik faktörlere ve bakım koşullarına göre değişmektedir.

dane tablo

2. Çimlenmeye Etkili Olan Faktörler

2.1. Tohum Bünyesinde Olan Bozukluklar

Tohumun yapısında meydana gelebilecek bozuklukları ifade eder. Bu bozukluklar çeşitli nedenlerden meydana gelebilir.

1.2.1.1. Tohumun Hastalıklı Olması

Tohumun üretildiği veya muhafaza edildiği koşullarda bulaşan hastalıklar, tohumların çimlenme gücü ve oranını olumsuz yönde etkiler. Muhafaza ortamının nemli olması, mantari hastalıkların bulaşmasına neden olur. Arazideki bakım ve mücadele durumu da tütün mozaik virüsü vb. hastalıkların bulaşmasını etkiler.

1.2.1.2. Tohumun Bayat Olması

Sebze tohumları, tür ve çeşit özelliklerine ve muhafaza koşullarına göre canlılıklarını belirli süre muhafaza eder. Tohumların bayat olup olmadıkları çimlendirme denemeleri ile belirlenir.

muhafaza sureleri

1.2.1.3. Tohumun Tam Olgunlaşmadan Hasat Edilmesi

Tohumların meyve içerisinde olgunlaşmadan hasat edilmeleri hâlinde tohumlar çimlenmez. Bundan dolayı tohumluk bitkiler hasat olgunluğuna geldiklerinde hasat edilmelidir.

1.2.2. Ekolojik Faktörlerin Yetersizliği

Çeşitli çevre faktörlerinin etkisi ile tohumda meydana gelebilecek bozuklukları ifade eder.  Bu bozukluklar özellikle sıcaklık, nem, oksijen ve ışık gibi faktörlerin etkisi ile meydana gelebilir.

1.2.2.1. Sıcaklık

Optimum çimlenme düzeyi için topraktaki sıcaklığın, sebze türünün istediği asgari düzeyde bulunması gerekmektedir. Bu sıcaklıklar, sıcak iklim sebzelerinde 18,3-26,6 oC; serin iklim sebzelerinde 15,5-18,3 oC arasıdır.

1.2.2.2. Nem

Tohumun gelişmesini sağlayacak düzeyde nem bulunmadığı zaman tohum ya hiç çimlenmez ya da çimlenme oranı çok düşük  olur. Nemin fazla olması hâlinde tohumlar çürür. Sebze tohumlarının çimlenme süreleri, kabukların su emme dereceleri ve sıcaklık faktörüne bağlı olarak değişir.

Lahanagil, patlıcangil ve kabakgil sebzeleri ile tatlı mısır, soğan ve havuç tohumları, çimlenmek için yüksek nem ister. Fasulye, bezelye, salata, hindiba ve yemeklik pancar sebzeleri orta derecede nem ister. Kereviz, toprak kapasitesine yakın düzeyde nem ister.  Ispanak, toprak neminin 2/3’ünün altındaki şartlarda daha iyi çimlenme gösterir.

1.2.2.3. Oksijen

Çimlenme için toprakta belirli miktarda oksijenin bulunması gerekmektedir. İyi işlenmiş ve fazla nem içermeyen toprakların oksijen miktarı yüksek olur. İşlenmemiş ve gereğinden fazla ıslak topraklarda oksijen miktarı düşük olur.

1.2.2.4. Işık

Bazı salata, marul, tere ve havuç çeşitlerinin tohumlarında ışığın azalması çimlenmeyi %100 olumsuz yönde etkiler.

Bazı pırasa ve soğan çeşitlerinde ise ışığın  fazla olması çimlenmeyi olumsuz yönde etkileyebilir. Bazı dönemlerde de ışığa hassasiyet azalır veya artar. Bu da çimlenmeyi olumsuz yönde etkileyebilir.

1.2.3. Teknik Hatalar

Özellikle derin ekim, toprağın ekimden sonra fazla sıkıştırılması  ve toprağın tavında olmaması gibi sebeplerden dolayı meydana gelen hatalardır.

1.2.3.1. Derin Ekim

Ekim derinliği sebze türüne, tohumların çapına, toprak karakterlerine göre değişir.  Genellikle her tohum, kendi çapının 2-3 katı derinliğe ekilir.  Ancak maydanoz, salata, marul, havuç vb. küçük tohumlu sebzelerin tohumları, çok küçük ve hafif olduklarından serpme veya sıravari olarak ekilir, tırmıkla karıştırılır veya 0,5 cm kalınlığında bir harç tabakası ile örtülür.             -Domates, biber, patlıcan, lahana, karnabahar vb. fideden yetiştirilen sebzelerin tohumları 1 cm kalınlığında bir harç tabakası ile örtülür.

1.2.3.2. Toprağın Tavında Olmaması

Optimum çimlenme için toprak tavında olmalıdır. Sulamanın veya yağışların hemen arkasından toprak tavına gelmeden yapılan tohum ekimi, çimlenmeyi olumsuz yönde etkiler.

1.2.3.3. Toprağın Gereksiz Yere Bastırılıp Sıkıştırılması

Ekimden sonra gereksiz toprak sıkıştırması çimlenmeyi olumsuz etkiler.

1.3. Fide Yetiştirme Ortamları

Sebzelerin istemiş oldukları besin çeşitlerini içerisinde taşıyan bazı toprakları birbirine karıştırmak suretiyle o bitkinin istediği toprağın meydana getirilmesine harç denir.

1.3.1. Harç Yapımında Kullanılan Materyaller

Harç yapımında yetiştirilmek istenen bitkinin çeşidine, yetiştiricilik şekline, elde bulunan malzemenin durumuna vb. nedenlere bağlı olarak değişik materyaller kullanılmaktadır.

1.3.1.1. Toprak

Toprak; katı, sıvı ve gaz hâlindeki maddelerden oluşmuştur. İyi bir bitki gelişimi için bu üç madde arasında belirli bir denge bulunması gerekir.

Bitki geliştirme ortamı olarak kullanılacak ideal bir toprakta kum, silt ve kil parçacıklarının uygun oranlarda karışmış hâlde bulunmaları istenir. Bu parçaların hepsine birden toprağın inorganik (mineral) kısmı denir.

Toprağın   içerisindeki   mikroorganizmalar   ve   hayvanlar,   toprağın   canlı   organik maddesini; bitkisel ve hayvansal artıklar ise cansız organik maddesini oluşturur.

Topraktaki su ve havanın da uygun oranlarda bulunması çok önemlidir. Çünkü bitkiler suya ihtiyaç gösterdikleri kadar havaya da ihtiyaç gösterir. Topraktaki su fazlalaştıkça hava oranı azalır. Drenajı yetersiz olan topraklarda, bitkilerin kökleri olumsuz etkilenmekte ve kök gelişimi yavaşlamaktadır. Ayrıca maddelerin ayrışması yavaşlamaktadır.

Fide harçlarında çoğunlukla tınlı toprak kullanılır. Tınlı toprak uygun oranlarda kum, silt ve kil içeren ve organik maddece zengin toprakları ifade eder. Tın, fiziksel ve kimyasal olarak harcın en değişken öğesidir. Bu nedenle iyi sonuç alınmak isteniyorsa tın seçiminde gereken özen gösterilmelidir.

Harç hazırlamada kullanılan bir tının seçiminde şunlar dikkate alınmalıdır:

  • Yaklaşık % 20 dolayında kil içermelidir.
  • pH’ı 5,5-6,5 arasında olmalıdır.
  • Toprakta iyi bir karışım meydana getirilmeli  ve birbirlerinden ayrıştırılmamalıdır.Yani toprak ıslatıldığı  zaman            parçalanmamalı  ve dağılmamalıdır.
  • Yeterince organik madde bulundurmalıdır.

1.3.1.2. Turba (Torf)

Fazla yağış, yüksek nem ve düşük sıcaklıkların egemen olduğu yörelerde, bataklık ve su altındaki arazilerde yetişen bitkinin oksijensiz ( anaerobik ) koşullar nedeniyle normal şekilde  parçalanamayıp birikmesiyle oluşmuş, kısmen ayrılmış durumdaki organik maddelere turba (peat veya torf ) adı verilir. Tek başına da harç olarak kullanılabilmekle birlikte daha çok başka materyallerle çeşitli oranlarda karıştırılarak kullanılmaktadır.

Turba toprakların hacim ağırlıkları düşük, su tutma kapasiteleri yüksektir. Asidik özelliği fazla olması nedeniyle harcın pH’ını belirli bir dereceye kadar düşürür. Eğer turba çok asidik ise üzerine kireç dökülerek pH’ı  yükseltilebilir. Doğrudan doğruya bulundukları yerden alınarak kullanıldıklarında genellikle hastalık, zararlı ve yabancı ot tohumlarıyla bulaşık değildir. Çoğu kez kuru bir hâldedir. Kullanılmadan önce nemlendirilmelidir. Ayrıca öğütülerek iyice parçalanmalıdır. Harçta kullanılırken çok kumlu topraklarla birlikte iri parçalar, diğer topraklarda ise küçük parçalar kullanılmalıdır.

Turba, doğal durumda azot dışında belli başlı besin maddelerinden yoksundur. Ancak fosfor ve bazı iz elementleri az miktarda bulunur. Fakat diğer topraklarla karıştırıldığında besinlerin bitkiler tarafından alınmasında önemli bir görevi vardır.

Yetiştiricilik açısından turbalar ikiye ayrılır. Bunlar:

  • Sphagnum  turbaları:  Süngerimsi,  lifli  bir  bünyeye  sahiptir.  Su  tutma kapasitesi çok iyidir. (Kendi ağırlığının 15- 20 katına kadar su tutabilir.) Gözenekliliği % 80 dolayındadır. Kül kapsamı azdır. Çok asidik özelliğe sahip olup pH’ı 3,5-4,5 arasındadır.
  • Sazlık turbaları: Bu tip turbalar; sazlar, kamış otları, süpürge çalıları ve bazı ağaç köklerinin kalıntılarından oluşur. Sphagnum turbalarına göre daha koyu renkli ve su tutma kapasiteleri daha düşüktür. Ağırlığının 6-7 katı kadar su alabilir. Üretim ortamı olarak sphagnum turbalarının olmadığı yerde tercih edilir.

1.3.1.3. Yaprak Çürüntüsü

Yaprakların parçalanma ve çürümesi sonucu oluşmuş materyaldir. Koyu kahverengi toz şeklinde veya ince parçalar hâlindeki bu materyal, humusça zengin olup fazla miktarda besin maddesi içerir. Organik madde kaynağı olarak özellikle saksı harçlarında başka materyallerle karıştırılmak suretiyle turba yerine yaygın olarak kullanılır.

Yaprak çürüntüsü, ormanlık alanlarda yüzeydeki yaprak döküntüsü tabakasının hemen altında doğal olarak bulunduğu gibi yaprakları bir sandık veya tel kafes içerisinde yığma yoluyla yapay olarak hazırlanabilir. Bu şekilde hazırlanan materyale yaprak kompostu denir.

Yaprak kompostu yapımında, suyu daha çok emdiklerinden dolayı kuru yapraklar seçilerek bir yere yığılır. Üzeri toprakla örtülür. Ayrıca yaprak tabakaları arasına amonyum sülfat gibi azotlu maddeler toprakla karıştırılarak serpilir. İyice sulanır. Bu şekilde en az bir yıl sonra yaprak kompostosu kullanılabilir hâle gelir.

Meşe ve kayın yapraklarından oluşan yaprak çürüntüleri en iyileridir. Diğer taraftan orman gülleri, koca yemişler, fundalar, süpürge çalıları gibi bitkilerin yapraklarının çürümesiyle oluşan siyah renkli materyale de “funda toprağı” denir.

3.1.4. Ahır Gübresi

Organik gübrelerin en önemlisi olan ahır gübresi genellikle sığır, at, koyun, keçi vb. hayvanların katı ve sıvı dışkıları ile yataklık olarak kullanılan sap, saman vb. materyallerden oluşur.

Ahır gübresinin bileşimi; hayvanların cinsi ve miktarı, gübrenin ahır ve gübrelikte saklama durumu, gübredeki katı ve sıvı dışkı  oranı gibi etmenlere bağlı olarak değişmektedir. Bu nedenle ahır gübresi için belirli bir bileşim vermek güçtür.

Harca karıştırılan ahır gübresi sadece bitkiye besin maddesi sağlamakla kalmaz, aynı zamanda bitkinin daha iyi gelişimi için toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini de olumlu yönde etkiler.

Ahır gübresinin etkileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Toprağın su tutma kapasitesini artırır.
  • Toprağın yapısını düzeltir ve kolay tava getirir.
  • Toprağın havalanmasını artırır.
  • Toprağın çabuk ısınıp tava gelmesini sağlar.
  • Besin maddesinin tutulmasını sağlar.
  • Toprakta mikrobiyolojik aktiviteyi artırır.
  • Toprak pH’ını düzeltir.
  • Tuzlu ve alkali toprakları ıslah edip aşırı kirecin zararlı etkisini giderir.
  • Bitkilerin besin maddelerini daha kolay almalarına yardımcı olur.
  • Suni gübrelerin toksik etkilerini giderir.

Sebze fidesi yetiştiriciliğinde kullanmaya uygun ahır gübreleri sığır ve at gübreleridir. Koyun, tavuk ve kuş gübreleri azot ve fosfor kapsamları yönünden daha zengin oluşları ve hızlı etki yapmaları nedeniyle ancak gübre şerbeti şeklinde verilebilir. Sığır ve at gübreleri ise iyice yanmış ve ufalanmış hâlde kullanılmalıdır.

1.3.1.5. Kum ve Çakıl

Kum ve çakıl, genellikle harcın hacim ağırlığını ve su tutma gibi fiziksel özelliklerini değiştirmek amacıyla karıştırılır.

Kum ve çakıl arasındaki fark parça büyüklüğünden oluşur. Yetiştiricilik açısından ince kum (çapları 0,05-0,5mm) kullanılmaktadır. İnce kum, kaba kum ve çakıla göre harçla daha iyi karışır.

Kum ve çakıl, yalnız başlarına iyi bir drenaj hızına sahip olmakla ve az su tutmakla birlikte bir harca karıştırıldıklarında, harçtaki diğer materyallerin fiziksel özelliklerinin etkisinde kalarak hep aynı sonucu vermez. Eğer kumun  karbonat oranı fazla ise harcın pH’ını yükseltir. Bu nedenle beslenme bozukluğu meydana gelebilir.

1.3.1.6. Perlit

Volkanik kökenli bir alüminyum silikattır. Lavların aktığı yerden çıkarılır. Topraktan çıkarılan  maden  parçalanır,  elenir.  Sonra  fırınlarda  1000  0C’ye  kadar  ısıtılır.  Isıtılma sırasında madenin içerisinde bulunan su buhar hâline geçer ve patlar. Böylece küçük sünger gibi kısımlara ayrılır.

Perlit kullanımının üstünlükleri:

  • Hareketsizdir.
  • Ateş almaz ( Yanmaz ).
  • pH’ı nötrdür.
  • Tümüyle sterildir.
  • Fazla miktarda nem çeker.
  • Hava kapasitesi yüksektir.
  • Toprakta biyolojik ve kimyasal olarak ayrışmaz.
  • Yeniden kullanımı için ısı, alev ve buhar ile sterilize edilebilir.

Perlit kullanımının sakıncaları:

  • Doğal olarak hafif ve tuzludur. Bu durum eleme ve nemlendirme ile giderilebilir.
  • Rengi beyaz olduğundan yosun tutmaya eğimlidir. Bu durum siyah turba veya kum serpiştirilerek önlenebilir.

1.3.1.7. Vermikülit

Isıtılınca belirli bir şekilde genişleyen mikalı bir mineraldir. Kimyasal bileşimi magnezyum,  alüminyum ve  demir  silikattır.  Hafif ve  nötr  yapıdadır.  Fazla miktarda su çekme özelliğine sahiptir. Magnezyum içermesi nedeniyle üretimde kullanmaya uygundur.

vermikulit
Fide yetiştiriciliğinde vermikülit kullanımı

1.3.1.8. Diğer Organik Materyaller

  • Kompost: Turba ve yaprak çürüntüleri, harç yapımında kullanılan organik materyaller içerisinde en önemli yeri almakla birlikte parçalanmış ağaç kabukları, saman, yer fıstığı, çeltik kabukları vb. gibi materyaller de harç yapımında kullanılır. Bu maddeler ile  yapılan  materyale  kompost  denir. Ancak bu materyallerin harçlarda kullanılmasındaki başarı, belirli fiziksel ve   kimyasal olayların  iyi  oluşmuş olmasına  bağlıdır. Örneğin, saman  ve parçalanmış  ağaç kabuklarında karbon oranı çok fazla, azot oranı ise çok azdır.

Hayvan organizma artıkları da (kan, boynuz, tırnak vb.) yüksek oranda azot kapsamaları nedeniyle harçlara katılarak değerlendirilebilir.   Bu artıklar kullanılırken örneğin, kan suyu uçurularak toz hâline getirilir. Boynuz, tırnak ve kemikler öğütülerek toz hâline getirilir. Harçlara bu hâlde katılır.

Ağaç yapraklarının parçalanması ve çürümesi sonucu oluşan materyallerdir. İnce parçalar hâlinde veya koyu kahverengi toz şeklindedir. Humusça oldukça zengin olup az miktarda besin maddesi içerir. Başka materyallerle çeşitli oranlarda karıştırılarak özellikle saksı harçlarında yaygın olarak kullanılır. Bitkiye besin maddesi sağlamaktan çok saksı harcının pH’ını düşürmek, harca organik madde sağlamak ve harcın su tutma kapasitesini artırmak amacıyla harca karıştırılır.

  • Cocos: Hindistan cevizi  liflerinin  işlenmesinden  elde edilen bir harç materyalidir.

cocos

Son yıllarda kullanılan önemli bir bitki yetiştirme ortamıdır. Ülkemizde Güney Asya ülkelerinden ithal edilmektedir. Özellikle iç mekân saksılı süs bitkileri yetiştiriciliğinde büyüme ortamı, dış mekân bitkilerinin üretiminde köklendirme ortamı olarak kullanılmaktadır. Cocosun en güzel ve olumlu özelliği pH değerinin doğal olarak bitkilerin istediği seviyede olmasıdır. Cocosun su tutma kapasitesi yüksektir. Ancak diğer topraklara göre hava tutma kapasitesi yüksek olduğundan aldığı suyun bir kısmını bırakır. Bu da bitkiye ideal hava ve su dengesi sağlar.Cocos sıkıştırılmış olarak ithal edildiğinden depolama ve nakliye işlerinde de kolaylık sağlamaktadır. Preslenmiş olan cocos blokları su ile kolayca çözülüp kullanılabilir. Bitki besin maddelerince fakir bir materyaldir. Bu nedenle ilk kullanımda belli oranda bitki besin maddeleri katılmalıdır ve daha sonra bitkilerin ihtiyacı oranında besin maddeleri sulama suyu ile ve periyodik olarak bitkiye verilmelidir.

  •  Tüf: Volkanik kayaların ezilmesi ve istenen iriliğe göre elenmesi ile elde edilir. Gözenekli bir maddedir. Beyaz renkli olup doğal camdır. Volkanlardan akan lav çok hızlı soğuduğunda ani soğumanın etkisiyle lav köpüğüne dönüĢür. Çok hafif bir maddedir. Perlit yerine kullanılabilir.
  • Ponza: Toprak yapısının düzeltilmesinde ponza taşı da kullanılmaktadır.Ponza taşı hafif, taşınması kolay, iyi su tutan bir malzemedir. Yapılan araştırmalar sonucu ponza kullanılan ortamlarda su tüketiminin azaldığı ve bitki kök gelişiminin olumlu yönde geliştiği ortaya çıkmıştır.

1.3.2. Harç Hazırlığı

Harç hazırlanırken toprak elenmeli ve iri parçalar atılmalıdır. Karışımda kullanılacak materyal çok kuru ise hafifçe ıslatılmalıdır. Bu konu özellikle turba açısından önemlidir. Çünkü turba topraklar kuru iken karıştırılırsa suyu çok çabuk emer. Harcı oluşturacak toprak, kum vb. materyaller belirli bir ölçü belirlenerek istenilen oranlarda tabakalar hâlinde üst üste yığılmalı ve daha sonra bir kürekle alt üst edilmelidir. Harcın hazırlanması, kullanılacağı günden tercihen en az bir gün önce yapılmalıdır. Böylece nemin 24 saat içinde harcın her tarafına eşit miktarda dağılması sağlanmalıdır.

İyi bir sebze fidesi harcında bulunması gereken özellikler:

  • Harç yeteri kadar gözenekli olmalıdır.Böylece suyun dışarı sızmasına ve iyi bir havalanmaya imkân sağlamalıdır.
  • Gerek suyu ve gerekse besin maddelerini bitkinin kolayca yararlanabileceği bir şekilde tutmalıdır.
  • Harç karışımındaki  materyalin  pH  derecesi,  büyütülecek  bitkinin istediği pH’a yakın olmalıdır.
  • Kolay kullanılabilir ve ucuz olmalıdır.
  • Taşıma kolaylığı için hafif olmalıdır.
  • Harç  karışımında   kullanılan   materyaller   toprak   sıcaklığındaki değişmelere karşı tamponluk görevi yapmalıdır.
  • Harç, zararlı ve zehirli maddeler içermemelidir.
  • Harçta tuzluluk sorunu olmamalıdır.
  • Harç karışımında kullanılan materyaller birbiri ardından hazırlanan harçlar arasında oluşabilecek değişkenlikleri en aza indirmek için  homojen olmalıdır.

Ülkemizdeki sebze yetiştiriciliğinde kullanılan değişik karışımlardan bazıları:

1.karışım
1 birim bahçe toprağı
1 birim yanmış ahır gübresi
1 birim kum
2.karışım
4 birim tınlı toprak
2 birim turba
1,5 birim yanmış ahır gübresi
2 birim kum
3.karışım
1 birim yaprak çürüntüsü
1 birim yanmış ahır gübresi
1 birim kum
4.karışım
7 birim tınlı toprak
3 birim turba
2 birim kum
5.karışım
4 birim tınlı toprak
4 birim turba (veya yaprak çürüntüsü)
2 birim yanmış ahır gübresi
2 birim kum

1.3.3. Harcın Dezenfeksiyonu

Yetiştirme ortamı olarak kullanılacak olan harç içindeki materyaller yabancı ot tohumları,  nematodlar, çeşitli  bakteri ve mantarlar  ile  çeşitli  zararlıların  yok  edilmesi amacıyla temizlenmesi yani dezenfekte edilmesi gerekir. Dezenfeksiyon fiziksel ve kimyasal yollarla yapılır.

Dezenfeksiyon uygulamasında başarılı olmak için şunlara dikkat edilmelidir:

  • Dezenfeksiyondan önce harcın bitki kalıntılarından arındırılması ve kabartılması gerekir. Böylelikle kimyasal dezenfeksiyon maddelerinin harcın her tarafına ulaşması kolay olur.
  • Dezenfeksiyon sırasında harç hafif nemli olmalıdır. Nem fazla olursa ıslak harçlar soğuk olacağından buharlaşmada daha uzun zaman ve ısıya gereksinim duyulur. Diğer yandan harçta bulunan fazla su kimyasal dezenfeksiyon  maddelerinin  konsantrasyonlarını  düşürerek etkilerini azaltır. Nem az olursa harç kuru olacağından toprak zerreleri çevresinde oluşan boşluklar, buhar ve kimyasal maddelerin tam yarar sağlamadan harcı terk etmesine neden olur.
  • Kimyasal maddelerle dezenfeksiyonda harç sıcaklığının 15-30 °C’de olması istenir. Sıcaklık 15 °C’nin altında olursa dezenfeksiyon gazının harcı terk etmesi zorlaşır. 30°C’nin üzerinde olursa gaz harcı çabuk terk eder. Buharla dezenfeksiyonda  ise  harç  sıcaklığı  ne  kadar  yüksek  olursa  zamandan  ve enerjiden o kadar büyük kazanç olur.
  • Harcın dezenfeksiyonundan sonra depolanması gerekirse biyolojik değişmeleri  en aza indirmek için harç düşük  sıcaklığı olan yerlerde saklanmalıdır.

1.3.3.1. Fiziksel Dezenfeksiyon

Harç sıcaklığının belli bir süre ile belli sıcaklıklarda tutulmasıyla dezenfeksiyon yapılır.

Kuru ısı ile dezenfeksiyon: Çelik saçtan yapılmış silindir şeklinde ve kendi ekseni etrafında dönebilen kaplar elektrikle veya mazot  yakılarak ısıtılır. Harç, kap içerisine doldurulduktan sonra ısıtılmaya bırakılır. Harcın sıcaklığı  80 °C olana kadar ısıtılmaya devam edilir. Bu sıcaklıkta 30 dk. bekletilir. Böylece harç içerisindeki zararlılar öldürülmüş olur. Ancak bu sistemde ısının harcın her tarafına iletilmesi zor olduğundan yüksek ısıya ve uzun zamana ihtiyaç vardır. Bu nedenle fazla miktardaki yetiştirme ortamının kuru ısı ile dezenfekte edilmesi tavsiye edilmez.

Buharla dezenfeksiyon: En etkili ve uygun harç dezenfeksiyonu, buhar ile yapılanıdır. Fakat uygulama pahalı ve güçtür. Buhar tesisini gerektirir. Harcı, buharla dezenfekte etmek için harç içerisine 15-20 cm derinliğine kadar delikli borular yetiştirilir. Harcın üzeri deliksiz plastikle (naylonla) kapatılır. Harcın sıcaklığı 80 °C olana kadar buhar verilip 30 dakika bu sıcaklıkta bekletilir.

Nemli ısı (sıcak su) ile dezenfeksiyon:Sıcak su ile dezenfeksiyon, 20-30 cm’lik bir harç yüksekliği için 1 m2lik alana 30 litre kaynar su dökülerek yapılır.  Kaynar su dökme işleminden sonra harcın üzeri iyice örtülür. Böylece harç sıcaklığı yükseltilmiş olur. Fakat harcın sıcaklığını 80 0C’ye yükseltebilmek için çok fazla kaynar suya ve zamana ihtiyaç vardır. Harcın sıcaklığı normale dönünce üzerindeki örtüler kaldırılır.

Elektrik enerjisi ile dezenfeksiyon: Bu yolla harcı dezenfekte etmede harcın altına yerleştirilen çıplak, düşük voltajlı tellerden yararlanılır. Yaygın olarak kullanılan bir yöntem değildir

1.3.3.2. Kimyasal Dezenfeksiyon

Kimyasal yolla toprakların dezenfeksiyonunda çeşitli  biositler (canlı öldürücü ilaç) kullanılır. Biositler toprağa gaz, sıvı ya da kuru toz hâlinde verilebilir.

Kimyasal maddeler harca verilirken ilaçlamayı yapanın bazı önlemler alması gerekir. Bu önlemler insan sağlığını ilgilendirmesi nedeniyle üzerinde titizlikle durulmalıdır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

  • Bu ilaçlar gözleri, burnu, boğazı ve deriyi tahriş edebilir. Bunun için önlem alınmalı ve ilaçlar bu organlara değerse hemen bol su ile yıkanmalıdır. Ayrıca koruyucu elbise, gözlük ve gerekirse yüz maskesi kullanılmalıdır.
  • Bu kimyasal maddeler evlerdeki zararlılar için kullanılmamalıdır.
  • Bu ilaçlar konutlarda, çocukların ulaşamayacağı yerlerde bulundurulmalı ve gıda maddelerinden uzak tutulmalıdır.
  • İlaçların buharı ve zehiri teneffüs edilmemelidir.
  • Bu kimyasal  maddeler  elbiselere  değerse  hemen  değiştirmeli  ve elbiseler bol su ile yıkanmalıdır.
  • İlaçlama bittikten sonra el, yüz ve vücut bol su ile ve sabunla yıkanmalıdır.
  • İlaçlama sırasında herhangi bir şey yenmemeli ve içilmemelidir.
  • İlaçlamadan sonra herhangi bir zehirleme belirtisi görülürse hasta kusturulmalı ve derhal hekime başvurulmalıdır.
  • İlaçlar kullanıldıktan sonra ilaçlama alet ve ekipmanları temizlenirken kirli suların çevre sularına karışmamasına özen gösterilmelidir.
  • Boş ilaç ambalaj malzemeleri herhangi bir amaçla kullanılmamalı ve toprağa gömülmelidir.

Gaz hâlinde kullanılan dezenfektanlar:

Toprak mantarları, nematodları, zararlı böcekleri ve ot tohumlarını öldürür. Bu ilaçlar yüksek basınç altında sıvılaştırılmış gaz hâlinde satıldığından serbest kalınca hemen gaz hâline dönüşerek normal atmosfer basıncı altında toprak içine hızla yayılır.

Uygulama için harç uygun bir zemin (tercihen beton) üzerine 20-30 cm kalınlığında ve düzgün bir şekilde yayılarak üzeri sağlam plastik bir örtü ile sıkıca kapatılır. Daha sonra içerisinde m2ye 70-100 g gelecek şekilde ilaç tüpleri patlatılır veya özel aletler yardımıyla ilaç gaz hâlinde verilir. Plastik örtü genellikle 48 saat kapalı tutulur. Harcın sıcaklığı 25 cm derinlikte 8 oC’nin altında olmamalıdır. 15 oC’nin üzerindeki toprak sıcaklığında 24 saat kapatma yeterlidir. Örtü açıldıktan sonra harç birkaç kez aktarılır. Böylece harca verilen gaz uçurulur. Bu şekilde dezenfekte edilen harçlar en az  4-7 gün sonra kullanılabilir.

Suda eritilerek kullanılan dezenfektanlar:

Suda çözünebilen fumigantlar olup yabancı otlar, yabancı ot tohumları, toprak mantarlarının çoğu ve bazı nematotları öldürür.

Harcın yüzeyine 1 litre ilaç 9-14 litre suya karıştırılarak hazırlanan ilaç, yağmurlama şeklinde serpme sulama veya özel aletlerle serpilir. Bu miktar ilaçlı su yaklaĢık 20-30 cm kalınlığında  yayılmış  harcın  10  m2sine  uygulanır.  Uygulamadan  sonra  harç  üzerine  bir miktar temiz su dökülür ve yüzey bir örtü ile kapatılır. 3-5 gün sonra havalandırılarak ekim veya dikim yapılır.

  • Suda eritilerek veya gaz hâlinde kullanılan dezenfektanlar: Hem  suda  eriyen  ve  hem  de  gaz  hâline  dönüşebilen bu  dezenfektanlar,  fungus (mantar) ve bakterilere karşı başarı ile kullanılabildiği hâlde nematod ve yabancı ot tohumlarına karşı etkisizdir. Piyasada satılan ilaçlar genelde % 38-40’lıktır. Suda eriyebilen ilaçları sulu hâlde toprağa vermek en iyi yoludur. Bu amaçla ilaçların  % 2 veya % 4’lük eriği hazırlanarak harca verilir. Piyasada satılan ilaçların 1 litresine 49 litre su eklenerek elde edilen karışım süzgeçli kova ile 20-30 cm kalınlığında yayılmış harcın 1 m2sine 8-10 litre gelecek şekilde uygulanır. Islanan harcın üzeri hemen hava geçirmez plastikle kapatılır. Örtüler 24 saat sonra kaldırılır.                                                                                              3-5 gün sonra havalandırılarak ekim veya dikim yapılır.
  • Toz hâlinde kullanılan dezenfektanlar:Topraktaki mantarların çoğunu, nematodlar ve yabancı ot tohumlarını öldürür. Granül (toz) hâlde olduğu için kullanımı kolaydır. Yaklaşık 20-30 cm kalınlığında yayılmış harcın m2sine 40-50 g ilaç serpilerek harca karıştırılır. Harcın üzeri hafifçe bastırılır. 3 hafta sonra havalandırılarak ekim ve dikim yapılır.
  • Bordo bulamacı: Bordo bulamacı ile dezenfeksiyon daha ucuza yapılabilmektedir Bu yolla dezenfeksiyonda biri tohum ekiminden önce diğeri ekimden sonra olmak üzere işlem iki defa yapılır.                                                                                           Ekimden önce 100 litre suya 1 kg göz taşı  (bakır sülfat) ve 500 g sönmemiş  kireç (veya 1 kg sönmüş  kireç) katılarak hazırlanan % 1’lik bordo bulamacı kullanılır. Süzgeçli kova ile m2ye 5 litre hesabı ile harç yüzüne serpilir ve hemen arkasından aynı yere yine 5 litre hesabı ile temiz su verilir.                                                                                                                                                                                      Ekimden sonra (tohum ekimini takiben) yapılan ikinci işlemde ise; m2ye % 0,6’lık bordo bulamacı hazırlanır. Aynı şekilde bordo bulamacından m2ye 5 litre hesabı ile süzgeçli kovalarla serpilir ve arkasından aynı yere 5 litre sulama suyu verilir. Ekimden sonra verilen bordo bulamacı, harç içindeki körpe fidelere büyük ölçüde zarar yapan çökerten hastalığına iyi gelmektedir.

Kimyasal dezenfeksiyon işleminden  sonra harçta ilaç kalıntısının kalıp kalmadığını kontrol etmek amacı ile tere testi yapılır.

Tere testi şu şekilde yapılır:

Tere testi için iki kavanoz alınır. Birisine yarıya kadar ilaçlanmış, diğerine de gene yarıya kadar ilaçlanmamış  harç konur. Nemlendirilmiş  birer pamuk üzerine tere tohumları serpilip her iki kavanoza yerleştirilir. Kavanoz kapağı iyice kapatılır ve kavanoz bir odada pencere önüne konur. Tere tohumları 20 oC’de 2-3 gün içinde çimlenir.   Eğer her iki kavanozda da çimlenme olmuş  ise ilaçlanan harçta zehirli gaz kalmamış  demektir. Şayet ilaçlı harcı temsil eden kavanozdaki tohumlar çimlenmiyor ya da geç çimleniyorsa dezenfektan harcı  tam terk etmemiş  demektir. Bu durumda  harç tekrar karıştırılmalı  ve birkaç gün beklenerek aynı test tekrarlanmalıdır.

Paylaş :

Daha Fazla Makale

Leave a Reply