OCAK PLANLAMASI

 

 

OCAK PLANLAMASI

 

 

 

 

Mermer blok üretimi, zorlu doğa Ģartlarında açık alanda bulunan mermer ocaklarından yapılmaktadır. Mermer ocakçılığı arazi Ģartlarına bağlı olarak çeĢitli tiplerde olabilmektedir. Bunlar ova tipi, yamaç tipi ve tepe ocakları olarak arazi Ģartlarına göre iĢletilebilmektedir.

 

Günümüzde mermer üretimi açık ocak ve yeraltı ocak iĢletmeciliği Ģeklinde yapılmakla birlikte yaygın olarak açık ocak iĢletmeciliği uygulanmaktadır. Ancak son yıllarda mermere olan talep ve sığ derinliklerdeki rezervlerin azalmasıyla birlikte kapalı ocak iĢletmeciliğine yönelimi hızlandırmıĢtır. Ülkemizdeki mermercilik sektöründe henüz kapalı ocak iĢletmeciliği uygulanmamaktadır. Ocaklarımızın tümü açık ocak iĢletmeciliği ile iĢletilmektedir.

 

Mermer iĢletmeciliğinde ocak yerinin saptanması ve ayna açım faaliyetlerine ön etüt çalıĢmalarının yapılması ve değerlendirilmesi sonucunda baĢlanır. Ön etüt; rezervi belirlenmiĢ mermer yatağında tektonik, tane boyutu, renk durumunun belirlenmesi, yol, su elektrik ve orman durumunun tespiti çalıĢmalarını kapsar. Mermer blok iĢletmeciliği düĢünülen bölgede gözlenmesi gereken baĢlıca özellikler ise jeolojik, coğrafik ve ekonomik ölçütler olarak sıralanmaktadır.

 

 

 

 

1. MERMER OCAK TĠPLERĠ

 

Madencilik çalıĢmalarında örtü tabakasının altında veya yer yüzeyinde faydalı madenlerin alınması doğal Ģartlara göre üç Ģekilde olabilmektedir:

 

  • Ova tipi ocaklar
  • Yamaç tipi ocaklar
  • Tepe(zirve) ocakları

 

Bu ocak tiplerindeki faydalı damarları ortaya çıkarmak amacıyla damarın durumuna göre iĢletme Ģekilleri seçilmelidir. ĠĢletme yöntemi ve Ģekli dizaynında arazinin mevcut durumu çok detaylı olarak belirlenmelidir.

 


Resim 1.1: Mermer ocakları

 

 

 

  • Ova Tipi Ocaklar

Ova ocaklarında belirgin özellik, tüm çalıĢmanın topoğrafik seviyenin altında olmasıdır. Ocağın dört yanının dik ve dike yakın ocak aynasınca çevrelendiği ova ocakları “çukur ocaklar” olarak adlandırılır. Yöntem, granit gibi sert taĢlar, bazı mermer formasyonları gibi masif yataklar vb. dik dalımlı tabakalar veya daykların iĢletilmesine uyum sağlar. Ocağın geniĢliği derik vinç etki alanı ile sınırlıdır. Ocağın daha geniĢ bir alana yayılması durumunda birkaç derik vinç çalıĢtırılır ve gerekli görülen hâllerde ocak duvarlarının desteklenmesi amacıyla ocak çukurları arasına emniyet topukları bırakılır. Üretim ocak duvarına asma olarak kurulan geçici platformlar sayesinde sağlanır. ĠĢçilerin ocak içi ulaĢımı katlar arasında kurulan dik merdivenlerle sağlanır. Bu ocaklarda 40-60 m derinliğe kadar ekonomik olarak blok alınabilir.

 

Ova ocaklarının bir Ģekli de açık çukur ocaklarıdır. Bu ocaklar yatık veya düĢük eğimli her yatağın iĢletilmesinde tercih edilir. Kazı mostradan baĢlar ve yatağın dalım yönünde devam eder. Ocak içi nakliyat katlar arası kurulan rampalar ve derik vinçler yardımıyla gerçekleĢtirilir (ġekil 1.1) Ova ocaklarında önemli maliyetlerden biri, meteorolojik ve yer altı kaynak suyunun ocak dıĢına atılmasıdır. Yer altı ve yağmur sularının çalıĢmaları olumsuz etkilemesi durumunda, pompa sistemleri ile su tahliye edilir.

 


ġekil 1.1: Ova tipi ocak

 

 

 

  • Yamaç Tipi Ocaklar

Yamaç ocakları bütün kazı yüzeylerinin ocak taban seviyesinin üzerinde olduğu ve tepe yamaçlarının iĢlendiği ocaklardır. Tipik Ģekilleri anfi tiyatroya benzer. Dağ ve tepe çıkıntılarında görülen sağlam ve az çatlaklı mermerlerin üretilmesinde, düĢük yamaç eğimi ve kalın yataklanma için çok basamaklı dik yamaç eğimi veya düĢük eğimli ince yatak için tek basamaklı kazı yöntemi uygulanır (ġekil 1.2).

 


ġekil 1.2: Yamaç tipi ocak

 

Bu ocaklar her basamak sırası veya her bir basamak için birden fazla ocak tabanına sahip olabilir. Basamaklar uygun rampa serileriyle stok sahasına bağlanır. ÇalıĢmaya, kolay ulaĢılan ve taĢıma yapılan alt basamaklardan baĢlanır.

 

 

 

  • Tepe(Zirve) Ocakları

Tepe ve dağ zirvelerinde, yatağın üst tabakalarından baĢlayarak dilimler hâlinde, yukarıdan aĢağıya doğru blok alınır (ġekil 1.3).


ġekil 1.3: Tepe (zirve) ocağı

Tepe ocaklarında, üretim öncesi yol yapımı gereklidir. Bu tip ocaklarda su tahliye problemleri pek oluĢmaz. Kar ve soğuk çalıĢma çalıĢma Ģartlarını güçleĢtirir ve yıllık çalıĢma süresini sınırlar.

  • Ocak Ağız Yerinin Tespiti

 

Mermer iĢletmeciliğinde ocak yerinin saptanması ve ayna açım faaliyetlerine ön etüt çalıĢmaların yapılması ve değerlendirilmesi sonucunda baĢlanır. Ön etüt; rezervi belirlenmiĢ mermer yatağında tektonik, tane boyutu, renk durumunun belirlenmesi, yol, su, elektrik ve orman durumunun tespiti çalıĢmalarını kapsar.

 

Mermer ocaklarının teknik ve ekonomik Ģartlarda iĢletilebilmesi, verimli olabilmesi için ocak çalıĢma yerinin doğru ve isabetli olarak seçilmesi ile mümkündür. Bu seçimde iĢletilebilir rezervin yanında mermer tabakasının üzerinde bulunan dekapaj miktarı, alterasyona uğramıĢ zonun kalınlığı, blok alınma durumu göz önünde bulundurulur. Mermer ocak iĢletmelerinde eğer ocağın olduğu bölge tektonik hareketlere fazla maruz kalmamıĢ ise alterasyon zonunun altındaki kısımlarda çatlak ve kırık sistemleri çok devam etmez.

 

Seçilecek ocak yeri özellikle fay zonlarından uzak mesafelerde bulunmalıdır. Yer seçimi en kalın tabakalaĢmanın olduğu ve ileriye doğru basamaklar teĢkil ettirilecek Ģekilde yapılmalıdır.

 

Arazide yapılan gözlemler sonucunda toplanan verilere dayanılarak ocak baĢlangıç noktası seçilir. TaĢ ocağı sektöründe ocak jeolojisi ve topoğrafyası göz önüne alınarak yapılacak çalıĢmaların mühendislik disiplini içerisinde planlanması gerekmektedir.

 

 

 

Mermer iĢletmeciliğinde %8-10 düzeyinde verimle çalıĢan ocaklar bulunmaktadır. Kayaların içerisindeki mevcut süreksizlikler bu düĢük verimin önemli nedenlerinden biridir. Tasarım aĢamasındaki bir ocağın duraylılık problemlerinin incelenmesi için sahadaki süreksizlik sistemlerinin detaylı olarak incelenmesi gerekmektedir. Aynı Ģekilde, iĢletilmekte olan bir ocak için de ileri aĢamaların planlaması için jeolojik yapı çok önemlidir. TaĢ ocaklarında, ürünün birim hacminin veya ağırlığının en düĢük maliyetle üretilmesi gerekmektedir. Bir ocak çevresinde yakın yüzey yer yapısını ortaya çıkarılmalıdır. Bölgenin jeolojisi ve petrografik yapısı ortaya konulduktan sonra, yakın yüzey yer altı çalıĢmalarında oldukça etkin yüksek frekanslı elektromanyetik bir yöntem olan yer radarı (GPR) yöntemi ve yakın yüzey yer altı sismik hız değiĢimini ortaya çıkaran kırılma yöntemi uygulanmalı ve sonuçlar değerlendirilmelidir.

 

  • Harita

 

Maden yataklarının oluĢumlarındaki farklılık ve karmaĢıklığa ek olarak bilimin ve teknolojideki hızlı geliĢmelerin yanında, ne kadar sistematik etütler yapılsa da maden yatağının geometrisi ve niteliğindeki değiĢme riski, madencilik projelerinde Ģablon çözümlere olanak tanımamaktadır. Bu olumsuzluklara rağmen esasen sınırlı olan kaynakların verimli kullanılmaları bakımından, madencilik sektöründeki sorunlara proje bazında yaklaĢım çok önemlidir.

 

Proje, teknik ve ekonomik yapılabilirliğe sahip minimum yatırım Ģeklinde ve bir toplumda belirli bir zaman süresi içinde, mal ve hizmetlerin üretimini arttırmak için bazı imkânları yaratma, geniĢletme veya geliĢtirmeye dönük öneriler olarak tanımlanabilir.

Tanımda da anlaĢılacağı üzere, ele alınacak projelerin öncelikle araĢtırılacak yönü, teknik yapılabilirliğidir. Ekonomik yönden yapılabilirlikle birleĢtirildiğinde teknik yapılabilirlik anlam kazanacaktır. Projelerin yapısal kısmının hazırlanması; proje ile ilgili genel bilgilerin, teknik bilgilerin, ekonomik bilgilerin ve finansal bilgilerin bir araya getirilmesi ile mümkün olmaktadır. Bir maden iĢletme projesinin teknik yapısının hazırlanmasında Ģu çalıĢmaların yapılması gereklidir:

  • Sistematik etüt ve arama çalıĢmaları,
  • Maden yatağının geometrisinin ve rezervinin nitelik ve nicelik yönünden belirlenmesi,
  • Maden iĢletme ve planlama aĢaması,
  • Makine ve donanım ekipmanlarının seçimi

olarak belirlenmiĢtir. Burada en önemli unsur, görünür ve iĢletilebilir rezerv hesabı için muhtelif harita ve plan çalıĢmaları yapılarak her türlü verilerin birlikte değerlendirilmesidir.

 

 

 


ġekil 1.4: ÇalıĢma alanının bölgesel jeoloji haritası (MTA, Zonguldak ve Ankara 1/500 000 ölçekli jeolojik haritasından değiĢtirilerek alınmıĢtır.)

 

Madencilik çalıĢmalarında, zar zor elde edilen verilerin çok iyi değerlendirilerek yorumlanması gerekmektedir. Bu bakımdan ölçme ile gerçekleĢtirilen plan ve kesitlerin önemi büyüktür. Bu aĢamada yapılan ölçümler sonucu hazırlanacak plan ve harita (ġekil 1.4) çalıĢmaları Ģu Ģekildedir:

 

  • Poligon haritaları
  • Topoğrafya haritaları
  • Cevher eĢ kalınlık haritaları
  • Cevher eĢ tenör haritaları
  • Cevher eĢ yükselti haritaları
  • Örtü tabakası eĢ kalınlık haritaları
  • Kömür eĢ kalori haritaları
  • ÇeĢitli jeolojik harita ve kesitler
  • Blok diyagramlar
  • Sondaj lokasyon haritaları
  • Mevcut imalat haritaları ve diğer harita ve planlar

 

 

 


ġekil 1.5: ÇalıĢma alanının jeoloji haritası ve AAı doğrultusu boyunca alınan jeolojik kesit

Maden iĢletmeciliğinde, cevheri doğadan çıkarıp insanlığın hizmetine sunarken yukarıdaki temel çalıĢmaların yapılması zorunludur. Bu çalıĢmaların sonucunda iki seçenek söz konusu olacaktır. Açık ve yeraltı iĢletme yöntemleri. Açık yeraltı iĢletme sınırlarının çözümlemeleri yine, ölçme teknikleri sonucu yatay ve düĢey kesitler alınmak suretiyle gerçekleĢtirilmektedir.

  • Ölçekler

ÇalıĢılacak alanın 1/5000 ölçekli jeolojik haritası hazırlanarak arenalaĢma veya üstteki dekapaj kalınlığı veya yanık zon saptandıktan sonra 1/100 000 veya 1/25 000 ölçekli jeolojik haritalardan faydalanılarak 1/5000 ölçekli haritaya sahanın tektoniği iĢlenmelidir. Haritaya dislokasyonlar, tabaka doğrultuları veya akma yönleri konmalıdır. Ocak aynasının saptanmasında karĢılaĢılan en önemli faktör, karbonat mermer yatağının yüzeyinde görülen çatlak ve kırıkların derinliklerdeki konumuna ve belirgin bir yapraklanma göstermemesine dikkat edilmelidir. Petrografik değerlendirme için alınan numunelerde tebeĢir ve plaket yapılı kireç taĢları, marn, kil katkılı kireçtaĢlarına dikkat edilmedir. Çünkü bu kireç taĢları blok vermede ve fabrika kesimleri sırasında silis nodülleri içermeleri nedeniyle sorunlara neden olurlar.

 

 

 

  • Arazi Ölçüsü Belirleme

Açık yeraltı iĢletme sınırlarının çözümlemeleri ölçme teknikleri sonucu yatay ve düĢey kesitler alınmak suretiyle gerçekleĢtirilmektedir.

Madencilik faaliyetleri öncesi sonrasında ölçmenin önemi büyüktür. Esasında bunlar bir bakıma madencilik faaliyetlerinin özüdür. Harita ve planlarda iĢlenen konu ağırlıkları, detaylar iĢletmecilik problemlerinin çözümünde rehber olacaktır.

  • Yön Belirleme

Arazide yapılan gözlemler sonucunda toplanan veriler dayanılarak ocak aynasının doğrultusu ve ocak ilerleme yönü belirlenir. Ocağın gelecekte izleyeceği yön jeolojik haritalara göre belirlenir.

Jeolojide “endüstriyel hammadde” kavramı kapsamında yer alan kil–kum ocaklarının, mermer yataklarının aranması ve derinlik-kalınlık-uzanım parametreleri ile yatak boyutlarının belirlenmesi uygulamalı jeofizik araĢtırmalara bir uygulama alanı olmuĢtur. Ayrıca mermerin niteliklerinin yöne göre değiĢimi isletme açısından önemli olup belirli boyutlarda mermer bloğu alma sorununun çözümü, uygulamalı jeofizik yöntemlerin yön bağımlılık (anizotropy) çalıĢmaları ile olanaklı olurken taĢ ocaklarının sökülüp kazılabilirliği de belirlenebilmektedir.

Tabakaların kalınlık ve eğimleri tespit edildikten sonra eğim yönüne dik gelecek Ģekilde ilk ayna doğrultusu belirlenir ve mümkün olduğunca topoğrafyanın en üst kotundan (tepe ocak) ayna açma faaliyetine baĢlanır. Çünkü alt kotlardan baĢlanması (çukur ocak) hâlinde bazı durumlarda pasaların alt kottaki platforma atılması nedeniyle üretimde aksamalar, drenaj ve pasanın yeniden nakli gerekebilir. Üretilen blokların boyutları iĢleme fabrikasındaki katrak ve ST makinelerinin blok kesme boyutları dikkate alınarak hazırlanır. Özellikle ihracat yapılırken mümkün olduğunca katrak ve ST blokları tercih edilmektedir.

 

  • Arazi Tetkiki

Mermer ocağı açılması düĢünülen bölgenin topoğrafik olarak iĢletilmesi mümkün olan yerlerde bulunması gerekir. Bu anlamda, çok dik bir yarın yüzeyinde veya derin bir çukurun dibinde saptanan mermer düzeyleri mermer iĢletmeciliği açısından zor konum arz eder.

Sahanın tektonik yapısı ve hâkim olan çatlak sistemleri çok iyi analiz edilmeli, çatlaklardaki kapanmalara göre alt kesimlerdeki blok boyutları saptanmalıdır. Sahada ayna olabilecek yerlerde eklem sistemleri 10×10 m² veya 5×5 m² alanlarda blok diyagramlarına iĢlenerek blok verimi konusunda daha gerçekçi bir yaklaĢım oluĢturulmalıdır. Mermer ocağının tektonik hatlardan uzak ve bunlardan etkilenmemiĢ olması alınan blokların çatlaksız olma ihtimalini arttırır. Ayrıca gözle görülmeyen ve blok kesimi sırasında ortaya çıkan ve büyük zararlara neden olan mikro çatlakların klorit, biotit ve muskovit gibi tabakalı silikatların doldurduğu ince yarıkların bulunma olasılığı azalır.

 

 

 

  • Coğrafi Yapı

    • Ġklim, yılın büyük bir bölümü kar altında olan ve sıcaklığın çok düĢük olduğu bölgelerde ocaktaki çalıĢma koĢulları ve ulaĢımı zorlaĢtırmaktadır. Dolayısıyla yılda çalıĢılan gün sayısını azaltmakta ve ocak iĢletmesi ekonomik yönden olumsuz etkilenmektedir
    • Rakım, topoğrafik olarak belirli bir yükseklikten sonra hava Ģartları ocak iĢletmeciliğini olumsuz etkilemekte ve rakım yükseldikçe bu olumsuzluk artmaktadır. Ülkemizin gerek doğusunda gerekse batısındaki bazı bölgelerde benzer sorunlar yaĢanmaktadır.
    • Bitki örtüsü, mermer ocağının ormanlık, sık ağaçlık ve yeni dikim genç ağaçların bulunduğu bölgelerde açılması durumunda ÇED yasasına göre kesilen her ağacın bedelinin ödenmesi gerekir. Bu da ocak açılması sırasında ek bir gider teĢkil edecektir.

Ocak aynası olarak düĢünülen yerin Ģehirlerarası enerji hattına uzaklığı ve çalıĢma alanı içindeki yüzey ve yer altı suyu potansiyeli iĢletme ekonomisi açısından önem taĢımaktadır.

  • UlaĢım

Kullanılan veya kullanılması düĢünülen herhangi bir anayoldan çalıĢtırılacak mermer ocağına ulaĢım ve mermer ocağından mermeri iĢleyecek fabrikaya ulaĢım olmak üzere iki Ģekilde ulaĢım konusu ele alınır.

 

Ocağın ana yoldan çok uzakta ve yol yapım koĢullarının çok kötü koĢullarda olması, ocaktan çıkarılacak mermerlerin piyasa değerinin çok yüksek olmaması durumunda ocağın iĢletilmesi ekonomik olmayabilir. Ancak piyasa değeri yüksek olan değerli mermerin bu koĢullarda iĢletilmesi ekonomik görülebilir. Günümüzde dünyaca ünlü mermer üretimi yapan ocakların büyük bir çoğunluğu düzgün ocak yoluna sahip değildir. Ayrıca mermer ocağı ve iĢleme fabrikası arasındaki mesafe çok uzaksa büyük nakliye giderlerine neden olabilir.

 

  • Rezerv Tespiti

 

Mermer olarak iĢletilmesi düĢünülen birimin düĢey ve yanal devamlılığının olması yani rezervinin yeterli olması gerekir. ĠĢletilecek mermer ne kadar değerli olursa olsun rezerv az ise yapılan yatırımı karĢılayamaması nedeniyle iĢletilmesi mümkün olmayabilir ya da çok değerli olmayan ancak rezervi çok büyük olan ocaklar iĢletmeye alınmayabilir. Bu nedenle blok verimi ve atılacak yanık zon veya arena hafriyat miktarı belirlendikten sonra rezerv hakkında bir yaklaĢımda bulunulmalıdır.

 

Rezerv tayinleri ayrıntılı (1/1000–1/5000) jeolojik harita alma ve sondaj çalıĢmaları ile yapılabilir. Özel amaçlı olarak hazırlanan malzeme jeolojisi haritaları ile iki boyutta ve jeolojik kesitler ile de üçüncü boyutta bilgiler edinilir.

 

 

 

Özellikle üçüncü boyutla (derinlik) ilgili bilgiler jeofizik veya mekanik sondajlarla denetlenerek daha sağlıklı sonuçlara varılabilir. Yeterli rezerv kavramı, kayaç cinsi, yapılması planlanan yatırımın büyüklüğü, seçilecek üretim yöntemi ve hızı gibi faktörlere bağlı olarak değiĢmektedir. Büyük iĢletmelerde en az 40–50 yıl yetecek miktarda rezerv gereklidir. Mermer için yeterli rezerv ender olarak 10.000 m³, genellikle 100.000 m³ hatta milyon m³ mertebesinde ifade edilir. Kayaç cinsine bağlı olarak değeri arttıkça iĢletmeye geçmek için yeterli rezerv miktarı azalabilir.

 

Sahanın içerdiği kullanılabilir mermer rezervinin hesabı Ģu Ģekilde yapılır:

 

  • Sahada yer alan mermerin önce geometrik Ģekli belirlenir.
  • Belirlenen geometrik Ģeklin hacmi hesaplanır.
    • Belirlenen hacim, en düĢük verimle iĢletilecekmiĢ gibi düĢünülerek (%15) iĢletilebilecek mermer miktarı bulunur.

 

  • Ekonomik Ölçütler

 

  • Mermerin Piyasa Değeri

 

ĠĢletilecek olan mermerin piyasa değeri yüksek ve kolay pazar bulabilen nitelikte olması iĢletilebilirliği kolaylaĢtırmakta bu durumda olumsuz iĢletme koĢullarının çoğu göz ardı edilebilmektedir. Bunun tersi olarak iĢletme koĢulları ne kadar iyi olursa olsun mermerin piyasa değeri çok iyi değilse söz konusu mermer iĢletilmeyebilir.

 

  • Blok Boyutları

 

Katrak bloklarının boyunun 250-310 cm, geniĢliğinin 120-160 cm, yüksekliğinin 150- 180 cm arasında ve blok hacminin 5 m³‟ün üstünde olması, ST bloklarının ise 3,5-5 m³ arasında hacme sahip olması istenir. Üretilen blokların üç boyutunun çatlak, anklav, renk ve desenle ilgili kalite indeksi katrak veya ST bilgisi kesim yönü (tabakalanmaya dik veya paralel kesim) bir blok değerlendirme formu ile tanımlanması gerekir.

 

  • Su Temini

 

ÇalıĢma alanı ve çevresinde araĢtırma yapılarak iĢletme için gerekli olan suyun nereden ve nasıl sağlanabileceği belirlenmeli ve alternatif çözümler getirilmelidir.

 

  • Enerji Temini

 

Planlanan ocakta, iĢletme sırasında gerekli olan enerjinin nereden ve nasıl sağlanabileceği belirlenmelidir.

 

 

 

  • ġantiye YerleĢim Yeri

 

Ocakta çalıĢacak olan personel için yatakhane, mutfak, su deposu, yakıt deposu, atölye vb. yapıların yerleĢim Ģeması verilmelidir. Bu Ģema ileride iĢletmenin önünün tıkanmayacağı Ģekilde hazırlanmalıdır.

 

  • Blok Mermer Depolama Alanı

 

Ocakta üretilen blok mermerlerin sınıflanarak satıĢa sunulacağı bir alan belirlenmelidir. Bu alan ocak içi trafiğe engel olmayacak bir noktada seçilmelidir(Resim 1.2).

 


Resim 1.2: Mermer ocağı ve blok depolama

  • Mülkiyet ĠĢlemleri

Madencilikte arazi kullanımı müsaadesi dünyada ilk kez Anadolu‟ da Eti Kralı tarafından verilerek kitabe hâlinde UlukıĢla‟ nın GümüĢhacıköy mevkiinde bir kayaya oyulmuĢtur.

 

Osmanlı Ġmparatorluğu‟nda 1858 tarihli Arazi Kanunu yürürlüğe girinceye kadar madenlerle ilgili özel düzenleme mevcut değildi. Zonguldak Kömür havzasında edinilen tecrübeler ve endüstriyel geliĢmeler sonucu 1278 (1862) tarihinde Fransız Maden Kanunu‟ndan alınan Maadin Nizamnamesi yürürlüğe girmiĢtir.

 

Günümüzde Maden Hukuku, esas itibariyle idari bir izin olan maden ruhsatına dayanmaktadır. Bugün için memleketimizde yürürlükte olan 3213 sayılı Maden Kanunu maden olarak, cevherin bulunduğu damarları, maden yatağını anlatmakta, madenlerin içinde bulundukları arzın mülkiyetine tabii olamayacaklarını belirterek, bunları Devletin hüküm ve tasarrufu altında bir mal saymaktadır. Bazı ülkelerde ise madenler arzın mülkiyetine tabiidir ve bu ülkede tapu sahipleri, arazilerinin altındaki maden varlıklarının da sahibi sayılmaktadır.

 

 

 

  • Yeni Medeni Kanun‟da mülkiyet hakkının içeriği:

 

“Madde 683: Bir Ģeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içerisinde, o Ģey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karĢı istimlak davası açılabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir.” olarak belirtilmesine karĢılık Yeni Medeni Kanun‟un (3) nu. lı bendinde yer alan “Madenler” ayrı bir kanunla özel bir rejime tabi tutulduğundan maddeden çıkarılmıĢtır.

 

Madencilikte arazi kullanımı ve mülkiyet konuları son olarak 15 Haziran 1985 tarihinde yürürlüğe giren 3213 sayılı Maden Kanunu‟nda düzenlenmiĢtir.

 

5177 sayılı ek ve değiĢiklik getirilen arazi kullanımı ve mülkiyet ile ilgili maddeler Maden Kanunun “Madencilik Faaliyetlerinde Ġzinler”, “Ġrtifak, Ġntifa Hakkı ve KamulaĢtırma” ile ilgili “46. Maddesinde” kanuna ilave edilen, eksik ve yetersiz görülen kısımlarının tamamlanması, yine “Kanuna Ġlave Edilen Ek ve Maddeler” bölümünde “Ek Madde 1″ ve “Geçici maddeler” bölümünde “Geçici madde 2″ ile yeniden düzenlenmiĢtir.

 

3213 Sayılı Maden Kanunun arazi kullanımı ve mülkiyetleri düzenleyen irtifak, intifa hakkı ve kamulaĢtırma ile ilgili 46. Maddesinde “ĠĢletme ruhsatı safhasında, iĢletme faaliyetleri için gerekli olan özel mülkiyete konu taĢınmaz, taraflarca anlaĢma sağlanmaması ve iĢletme ruhsatı sahibinin talebi üzerine Bakanlıkça kamu yararına bulunduğu karar verilmesi hâlinde kamulaĢtırılır.” ifadesi eklenerek madencilik faaliyetleri esnasında madenci ile mülk sahibi arasında süreç esnasında vuku bulabilecek hukuki problemleri gidermiĢtir. Ayrıca, kamulaĢtırılan alanın tapuya Hazine adına tescil ettirilerek ruhsat hukukunun devam ettiği sürece, madencilik faaliyetlerinde kullanılmak üzere, ruhsat sahibi adına tahsisi, madencilik faaliyetlerinin tamamlanması sonucu, kamulaĢtırılan yer rayiç bedel ödeme sureti ile eski sahibi ve ruhsat sahibine tebliğ edilmesi, altı ay içinde almak istenmemesi durumunda hazineye kalması getirilmiĢtir.

 

 

 

 

 

2. OCAKTA BULUNAN MERMER VE ÖZELLĠKLERĠ

  • Mermerin Tanımı

Jeolojik tanımıyla “Mermer” kireç taĢı, dolomit gibi kayaçların belirli sıcaklık ve basınç altında baĢkalaĢıma uğrayarak tekrar kristalleĢip yeni bir yapı kazanmaları sonucu oluĢmasıdır. Bunlar “Gerçek Mermer” olarak isimlendirilir.

 

Endüstriyel anlamda “Mermer” ise parlatılınca iyi cila alan ve alımı satımı olan her türlü kayacı kapsar. Endüstriyel alanda mermer olarak isimlendirilen kayaçların hepsi jeolojik anlamda mermer değildir. Ancak, kayacın türü ve bileĢimi ne olursa olsun blok hâlinde çıkarılabilme, kesilme ve cilalanma gibi özellikler göstermesi kayaçların mermer olarak kabul edilmesine yeterlidir. Bu sınıfa giren kayaçlara örnek olarak granit, siyenit, traverten ve oniks verilebilir.

 

  • Mermerin Özellikleri

Mermer sektöründe, ocak blok iĢletmeciliğinden, mermer fabrika iĢletmeciliğine ve hatta mermer pazarlamasına kadar tüm aĢamalarda, mermerlerin teknik detay mühendislik özellikleri bilinmeli ve bu özellikler bağlamında teknolojide geliĢmeler sağlanması kaçınılmaz bir gerçektir.

 

DoğaltaĢlar yapı, doku, renk ve kimyasal bileĢim gibi mineralojik ve petrografik özellikleri itibariyle birbirlerinden farklı oldukları için rakipleri ve alternatifleri de yoktur.

 

Mermerlerin ana kullanım alanları binaların içi ve dıĢında(yer ve duvar döĢemeleri, basamaklar, sütunlar, Ģömineler, mutfak ve banyo-hamam, dıĢ cephe kaplamaları) baĢta olmak üzere süs eĢyaları ve hediyelik eĢyalardır. Mermer kırıntıları da mozaik olarak değerlendirilmektedir.

 

 

 

Ocaktan çıkarılacak mermerin özelliklerinin bilinmesi pazar payı ve ocağın geleceği açısından önem taĢımaktadır. Yukarıda anılan kullanım alanlarına uygun özellikler taĢıyan mermerlerin seçilmesi büyük önem taĢır. Bu nedenle mermerlerin çeĢitli özellikleri laboratuvar ortamında incelenerek belirlenmelidir.

Yeterli rezervi olan bir taĢın iĢletilebilmesi için belirli bir kalitede olması istenir. Yani satılabilir ve kullanılabilir özellikler taĢıması gereklidir. Bu özellikler Ģunlardır:

  • Renk, desen, görünüĢ
  • Sertlik
  • Saydamlık
  • DıĢ etkenlere dayanıklılık
  • Homojenlik
  • ĠĢlenebilme(kesip parlatılabilme)

Bir taĢın bu özellikler ne derece sahip olduğu, standartlara göre yapılan fiziko- mekanik deneylerle belirlenmektedir.

  • Mermerlerin Fiziksel özellikleri

    • Sertlik

Sert mermerler, binalarda daha çok döĢemelerde ve kapı eĢiklerinde kullanılır. Genel olarak silikat minerallerinin artmasıyla birlikte mermerin sertliği de artar. Sert mermerlerin kesimi ve Ģekillendirilmesi daha zor ve masraflıdır. Buna karĢılık, çok iyi cila kabul eder.

Sertlik genelde minerallere özgü bir özelliktir. Bir mineralin dıĢtan gelen mekanik bir etkiye karĢı göstermiĢ olduğu dirençtir. Yalnızca mineraller için Mohs tarafından sertlik tablosu hazırlanmıĢtır. Buna göre bu tablodaki bir mineral kendisinden daha fazla sert olan baĢka bir mineral tarafından çizilebilir. Mermerin bileĢimindeki mineraller: Talk, jips, kalsit, florit, apatit, feldspat, kuvars, topaz, korund, elmas

Mermer bir veya birkaç mineralden oluĢan bir kayaçtır. Bu kayacın içinde bulunan minerallerin sertliği kayacın sertliğini belirler. Kayacın sertliğini belirleyen özellikler Ģunlardır:

  • Mineral bileĢimi: Sadece kalsitten oluĢan bir mermerin sertliği 3-3,5 arasında değiĢir. Bu değiĢim tane iriliği ve dokusal özelliklerle oluĢur. Mermerin içine biraz dolomit girmiĢ ise sertlik biraz daha artar. Mermer içinde silikat mineralleri bulunursa sertlik 4‟ün üzerine çıkar. Özellikle kayaçta kuvars bulunması sertliği daha da arttırır. Sert mermerler grubuna giren granit, siyenit, gabro gibi silikat minerallerince zengin kayaçların sertliği 6-7 aralığındadır.
  • Tane boyutu: Mermer ne kadar ince taneli ise sertliği o kadar fazladır. Ġnce taneli Afyon mermeri, iri taneli Bursa mermerinden daha serttir. Aynı özellikler sert mermerler içinde geçerlidir.
  • Doku: Tane sınırları düzgün ve iç içe grift değilse mermer daha yumuĢaktır. Tane sınırları girintili ve çıkıntılı ise mermer daha da sertleĢecektir. Dolayısıyla metamorfizma geçirip tane sınırları düzlenmiĢ mermerler metamorfize olmamıĢ mermerlere göre daha yumuĢaktır. Mermerlerde Schmidt çekici kullanarak Schmidt sertliği ve Shore Schleroskobu kullanarak Shore sertliği bulunabilir.

 

 

 

  • Birim Hacim Ağırlığı

 

Kayaçların türlerine göre değiĢiklik gösteren birim hacim ağırlığı, kayacın 1 cm³ hacimdeki kısmının gram cinsinden ifadesidir. Kayacın birim hacim ağırlığı hesaplanırken toplam hacim kullanılır. Gözenek ve boĢluklar hesaplanmaz. Kayacın birim hacim ağırlığı dokusal ve mineralojik bileĢimine bağlıdır. Mermerlerde bu oran en az 2,5 g/cm³ olarak kabul edilir.

 

Mermerlerin birim hacim ağırlıklarının tayini için TS‟ ye uygun numune standartları kullanılmaktadır. Hazırlanan küp numuneler, önce yıkanıp etüve yerleĢtirilerek 105 ºC‟de kurutulur ve ayrı ayrı 0.01 gram hassasiyette tartılan numuneler bir kaba konularak 1/4″ü su içinde kalacak Ģekilde su ilave edilir ve iki saat ara ile su ekleme iĢi yinelenir. Tamamen su altında kalacak Ģekilde numuneler iki gün bekletilir.

 

Doygun hâle gelen numuneler su içerisindeki ArĢimet terazisi ile tartılarak 0.01 gram hassasiyet ölçüm yapılır. Daha sonra deney numunesi üzerindeki su damlaları ıslak bir bezle alınır ve beklemeksizin 0.01 gram hassasiyette ölçüm yapılır. Bulunan bu sonuçlar aĢağıdaki eĢitlikte yerine konularak her bir numune için ayrı ayrı birim hacim ağırlığı belirlenir.

 

 

Dh

Gk Gdh Gds

 

 

Dh – mermerin birim hacim ağırlığı, g/cm³ Gk – kurutulmuĢ numune ağırlığı

Gdh – doygun numune ağırlığı

Gds – doygun numunenin su içindeki ağırlığı

 

Buna göre bazı kayaçların birim hacim ağırlıkları aĢağıda verilmiĢtir. Mermer 2.200- 3.200 t/m³

Traverten 2.200- 2.500 t/m³

Dolomit 2.400- 2.900 t/m³

Kristalize Kçt 2.400- 2.700 t/m³

Bazalt 2.750- 3.200 t/m³

Granit 2.650- 2.850 t/m³

 

Birim hacim ağırlığının bilinmesi nakliyat ücretlerinin belirlenmesinde, statik hesaplarda ve yük kaldırma iĢlerinde kullanılan halat seçiminde gereklidir.

 

 

 

  • Özgül Ağırlık

 

Özgül ağırlık tayini için TS‟ standartlarına uygun numuneler mermer sahasının değiĢik yerlerinden alınır. Bu temsili 2 kg‟lık numuneler açıklığı 0,2 mm olan eleklerden öğütülerek geçirilir ve sabit ağırlığa gelene kadar 105 ºC sıcaklıkta etüvde kurutularak oda sıcaklığına kadar desikatör içerisinde soğutulur.

 

Piknometre ile 0.01 g hassasiyetinde tartılıp ağırlığı kaydedilir (Gp). Piknometre oda sıcaklığında su ile doldurularak kapağı kapatılır ve üzerindeki su zerrecikleri kurutma kâğıdı ile kurutularak kapaktaki kılcal boruda su seviyesi tespit edilerek 0.01 g hassasiyetle tartılarak kaydedilir (Gps).

 

Kurutulup soğutulmuĢ olan öğütülmüĢ numuneden 250 g alınarak piknometreye konur ve 0.01 hassasiyetle tartılarak kaydedilir(Gpn). Ġçinde örnek bulunan piknometreye örnek seviyesini geçecek Ģekilde hacminin ¼ “üne kadar su doldurulur. 10 -15 dakika kaynatılıp su banyosunda oda sıcaklığına soğutularak su ilavesi ile kapak kapatılır. Piknometre kurulanarak 0.01 g hassasiyetle tartılır ve kaydedilir(Gpns). Mermerin özgül ağırlığı Ģu formülle ifade edilir.

 

Do     Gpn Gp     

Gpn GpGpns Gps

 

  • Doluluk Oranı

 

Doluluk oranı, değiĢmez kütleye kadar kurutulmuĢ kayacın (105 ºC ), boĢlukları hariç hacminin (dolu hacim), boĢlukları dâhil hacmine (tüm hacim) oranıdır. Doluluk oranının hesap edilmesi için önce kayacın birim hacim ağırlığı ve özgül ağırlığının tespit edilmesi gerekir. Bu fiziksel özellikler bulunduktan sonra kayacın doluluk oranı:

 

k Dh *100

Do

 

k: doluluk oranı

Dh: Birim hacim ağırlığı Do: Özgül ağırlıktır.

 

 

 

  • Ağırlıkça ve Hacimce Su Emme Oranı

 

Kayaçları karakterize etmekte kullanılan bu özellik, basınç altında olmaksızın kayacın ne oranda su alabildiğini gösterir. Örneğin, bir kap içindeki su miktarı ölçülür daha sonra kabın içine konan kayaç 24 saat bekletilip çıkartıldığında kapta eksilen su miktarı, kabın içine konan kayacın gözenekleri tarafından emilen su miktarı olarak bulunur. Formül:

 

Sk Gdh gk *100

Gk

veya

Sk

Gdk Gk Gdh Gds

*100

 

 

Sk: Mermerin ağırlıkça su emme oranı Sk: Mermerin hacimce su emme oranı Gdh: Doygun numunenin ağırlığı

Gds: Doygun numunenin su içindeki ağırlığı

 

Su emme daha çok binaların dıĢ cephe kaplamalarında kullanılan mermerler için önem taĢır. Zira, yağmur suları özellikle karbonat içeren mermerlerde tesir ederek çözülmelerine neden olur.

 

  • Porozite

 

Kayacın gözenekliliğini tanımlayan porozite, kayaçtaki boĢluk hacminin toplam hacme oranının yüzde olarak ifadesidir. Formül:

 

    dn

P 1 do *100

 

P: Mermerin porozitesi (%)

Dh: Mermerin hacim ağırlığı (g/cm³) Do: Mermerin özgül ağırlığı (g/cm³)

 

Mermer türlerine göre mermerlerin poroziteleri Tablo 2.1‟de gösterilmiĢtir.

 

Mermer Cinsi

Porozite%

Çankırı serpantiniti

0,35

Ġzmir gülü

0,15

Elazığ petrol yeĢili

0,32

Kırmızı traverten

0,41

Muğla beyaz

0,09

Afyon mermeri

0,02

Süpren

0,04

Kumru tüyü

0,08

Elazığ viĢne

0,32

Elazığ sunta

0,58

Tablo 2.1: Mermer türlerine göre poroziteleri

 

 

 

Mermerlerde porozitenin artmasıyla birlikte ekonomik değer azalır. Zira, atmosferin etkilerine karĢı koyma özelliği porozitenin artmasıyla azalmaktadır. Mermerin gözeneklilik derecesinin bir ölçütü olarak kullanılmaktadır.

 

  • Kimyasal Özellikler

 

Kayaçların kimyasal özellikleri, onların fiziksel özelliklerini yönlendiren, kimyasal bileĢimi ve çözünme kabiliyetidir. Bu özellikler mermerin cinsine göre değiĢir.

 

  • Kimyasal BileĢim

 

Kimyasal bileĢim, kayaçların içindeki elementlerin oksit cinsinden toplamıdır. Kimyasal bileĢim kayaçların fiziksel özelliklerini değiĢtirir. Örneğin, SiO2 oranı arttıkça kayaç sertleĢir, MgO oranı arttıkça kırılganlaĢır, Fe2O3 oranı arttıkça rengi koyulaĢır. Kayaçların kimyasal bileĢimi, değiĢik yöntemlerle saptanmaktadır. Bu yöntemlerin baĢlıcaları yaĢ kimya analizleri, AAS, X ray floresan analizleridir.

 

Kimyasal analizlerde kayacın içindeki SiO2, Al2O3, FeO, MgO, CaO, MnO, Na2O, K2O, TiO2, H2O ve kızdırma kaybı yüzde oranları tespit edilir. Bu oranların toplamının % 100‟e yaklaĢması analizin doğruluğunu gösterir. Bu temel oksitler dıĢında mermerlere özel renklerini veren iz elementler için de bazı analizlere ihtiyaç duyulabilir

 

2.2.2.2.Çözülme Kabiliyeti

 

Mermerlerin çözülmesi, özellikle inĢaatların dıĢ kısımlarında kullanılanları için önemli bir özelliktir. Çünkü bütün hava ile temas ettikleri zaman yavaĢ da olsa kimyasal ve fiziksel etkiler altında kalarak değiĢime uğrarlar. Havada bulunan CO2 ile yağmur sularının birleĢmesi sonucu oluĢan karbonik asit özellikle mermere etki eder. Bu nedenle karbonatlı kayaçların kullanıldığı eski yapılarda, zaman içinde bozulmalar, renk değiĢimleri, ayrıĢmalar ve boĢluklu yapı oluĢumları sıkça görülür.

 

Çözülme Ģiddeti mermerin bünyesine aldığı su absorbe etme yeteneğine, fiziksel ve kimyasal özelliklerine bağlıdır. En az su absorbe eden mermer dıĢ cephe kaplamaları için en ideal mermerdir.

 

  • Aside Dayanıklılık

 

 

 

oynar.

Kayaçların kimyasal yapısı ile ilgili olan bu özellik, bunların kullanımında önemli rol

 

Karbonatlı kayaçlar günlük hayatta çokça kullanılan limon asidi, sirke asidi, tuz ruhu

 

ve karbonik asitlerden oldukça etkilenir. Oysa SiO2 oranı fazla olan mermerlerde yukarıda sayılan asitler etkili değildir.

 

 

 

  • Pas Tehlikesi Tayini

 

Bu deney mermerlerde havanın ve suyun etkisi ile mineral bozuĢmalarının olup olmadığını ortaya çıkarır. Bu etkiler sonucunda mermerin içinde bulunabilecek pirit, markazit, pirotin, magnetit, biyotit ve bazı demir oksitli ve karbonatlı mineraller ortamdan etkilenip mermer üzerinde paslı renk bozuklukları oluĢturabilir.

 

Deney için en az beĢ çift el örneği hazırlanmalıdır. Bu örnekler çifter çifter aynı blok kayaçtan alınmalıdır. Çünkü biri deney için kullanılırken diğeri kıyaslama için bekletilecektir. Örnekler açık bir kap içine kalınlıklarının yarısı kadar suya batırılarak 28 gün boyunca bekletilir. Eksilen su bu zaman boyunca tamamlanır. Süre sonucunda deney numunesi bekletilen numune ile mukayese edilir.

 

  • Mekanik Özellikler

 

  • Tek Eksenli Basınç Dayanımı

 

Basınç dayanımı, belirli boyutlardaki mermerlerin tek eksende etkiyen gerilmeler karĢısında davranıĢları ve kırılmaya olan mukavemetleridir. Mermerlerde basınç dayanımı için yapılacak olan deneyde TS numune standartları kullanılır.

 

Tek eksenli basınç dayanımı deneyi TS 699 ve ISRM standartlarında, kenarları yaklaĢık 70 mm olan küp deney numunelerinin kullanımları önerilmiĢtir. Ancak kenarları 50 mm‟den küçük olmayan küp numuneler nominal boy/çap oranı 1/1‟den küçük olmayan silindirik deney numuneleri de kullanılabilmektedir. Ancak iri kristalli ve dokusal özellikleri değiĢik olan mermerlerde hem küp hem de silindirik numunelerin kenarları 100 mm‟den az olmamalıdır. Deneyler için en az beĢer numune hazırlanır. Tabakalı mermer yapılarında deneyler numunelerin iki farklı doğrultusunda yapılır.

 

  • Tabakalanma doğrultusuna dik, suyuna dik kesim yönü
  • Tabakalanma doğrultusuna paralel, suyuna kesim yönü

 

Deney numuneleri bir etüvde 105 ºC sıcaklıkta değiĢmez kütleye gelinceye kadar kurutularak desikatörde oda sıcaklığına kadar soğutulur. Oda sıcaklığında ve %40-60 bağıl nemli ortamda en az 48 saat süre ile kondisyonlanır. 0.1 mm hassasiyetle yüzey boyutları bir kumpas ile ölçülerek deney presi tablaları arasına yerleĢtirilir. Saniyede ortalama 10 kg/cm² lik bir basınç gerilmesi altında deney numuneleri kırılıncaya kadar yükleme yapılarak her bir numunenin yenilme yük değeri ve yenilme Ģekli kaydedilir. Tek eksenli basınç dayanım değeri ise Ģu bağıntıdan bulunur.

 

α c = Fc

A

σc: Tek eksenli basınç dayanımı kg/cm² Fc: Numune yenilme yük değeri kg

A: Numune yüzey alanı cm²

 

 

 

Mermerlerin kristal durumuna, poroziteye, CaCO3 miktarına ve yabancı madde içeriğine göre değiĢken olup 500-1500 kgf/cm2 arasında değiĢir. Dayanım tabakalanmaya dik yönlerde daha fazla, paralel yönlerde ise daha azdır. Basınç dayanımı mermerin yapılarda kullanım yerini belirlemede bir gösterge olarak kullanılır.

 

  • Eğilme Dayanımı

 

Eğilme dayanımı standart boyutlardaki plaka mermerlerin belirli doğrultuda kırılmaya karĢı gösterdikleri dirençtir. Mermerlerin kullanımı genellikle belirli boyut ve kalınlıklarda plaka Ģeklinde olduğundan eğilme direnci son derece önemlidir.

 

Eğilme dayanımının belirlenebilmesi için mermer bloklarından tabakalaĢma yönü dikkate alınarak 50 mm /100 mm /200 mm boyutlarında numunelerden en az 5 adet hazırlanmalıdır.

 

Deney numuneleri deney düzeneğinde numuneler arası mesafe 180 mm olacak Ģekilde deney presi tablaları arasına yükleme ortadan uygulanacak biçimde yerleĢtirilir. Numune üzerine yaklaĢık 5 kg kuvvetlik yük verilerek mesnetlerin tam yerleĢtirilmesi sağlanır. Daha sonra yük artıĢı dakikada 450 kg‟ı geçmeyecek Ģekilde arttırılır ve yenilme anındaki yük değeri kaydedilir.

Eğilme dayanımı:

 

 

 

σEG=

3xPxL 2xbxh 2

 

σEG: Mermerin eğilmeye dayanımı kg/cm² P: Kırılmaya neden olan yük, kg

L: Deney numunesinin mesnetler arası mesafesi b: Numunenin geniĢliği, cm

h: Numunenin kalınlığı, cm

  • AĢınma Kaybı

Ġnsan trafiğinin etkisiyle sürtünme sonucu taban döĢemesi ve merdiven basamaklarında kullanılacak mermer plakalarda oluĢabilecek aĢınma kayıplarının bilinmesi, uygun mermer seçiminde önemlidir. Sürtünme etkisiyle oluĢan aĢınma kayıpları genellikle karbonatlı mermerlerde yüksek olup mineral içeriği ve içerdiği minerallerin özellikleri nedeniyle magmatik kökenli mermerlerde düĢüktür. Bu nedenle sürtünme ile aĢınma değeri mermerin kullanım alanını tayin edici bir gösterge olarak kabul edilmektedir.

  • Renk

 

Gerçek mermerler saf olduklarında beyaz tonlardadır. Ancak, yeryüzünde renkli mermerler daha yaygındır. Renklenme, mermeri oluĢturan esas mineralin yanında tali veya az oranda yabancı element ve minerallerin varlığından kaynaklanır. Renk ve desen alım satımında önemli rol oynayan özelliklerdendir.

 

 

 

  • Saydamlık

Mermerin ıĢığı geçirebilme özelliğidir. Ġnce kristalli mermerlerin saydamlık özellikleri daha yüksektir. Bu özellikleri yüksek olan mermerler süs eĢyası yapımında ve heykel traĢçılıkta kullanılır.

  • Cila Tutma

Mermerlerin cila tutma özellikleri farklılıklar gösterir. Genel olarak sert mermerler daha iyi cila kabul eder. Mermer iĢletme fabrikalarında levha hâline getirilmiĢ ve boyutlandırılmıĢ mermerlerin pazar değeri, bu malzemenin parlatılabilme özelliği ile yakında ilgilidir. Ġyi parlatılamayan malzemelerin pazar değeri düĢüktür.

  • Üretim Maliyeti

Üretilen ürünün maliyetinin hesaplanmasında, direkt ilk madde ve malzeme, direkt iĢçilik ve genel üretim giderlerinin toplamı toplam üretim maliyetini oluĢturmaktadır. Toplam üretim maliyetinin üretim miktarına bölünmesi ile de birim ürün maliyeti hesaplanmaktadır. Hesaplanan bu maliyet, ürünün fiyatının tespitinde esas olarak kullanılmaktadır. Diğer bir ifade ile ürünün fiyatı maliyet tabanlı olarak belirlenmektedir.

Doğrudan ilk madde ve malzeme ve doğrudan iĢçilik giderleri, üretime doğrudan yüklenirken genel üretim giderleri, dolaylı olarak yüklenmektedir. Emek yoğun üretimin kullanıldığı üretim ortamında, bu üç unsur arasında direkt iĢçilik, ilk sırada yer alırken direkt iĢçiliği sırası ile genel üretim giderleri ve direkt ilk madde ve malzeme izlemektedir. Genel üretim giderleri, doğrudan ilk madde ve malzeme ve doğrudan iĢçilik giderleri dıĢında kalan gider türlerini içerisinde toplayan, dolaylı gider türüdür. Genel üretim giderleri, içerisinde toplayıcı özelliği ile çok sayıda ve farklı gider türünü toplamaktadır.

Ġleri üretim ortamında, emek yoğun üretim yerini teknoloji yoğun üretime bırakınca, maliyeti oluĢturan gider türleri ve bunların toplam maliyet içerindeki oranları da değiĢime uğramıĢtır.

  • Ġleri Üretim Ortamında Gider Türleri

Üretim ortamında gider türleri:

  • Doğrudan ilk madde ve malzeme
  • Doğrudan iĢçilik giderleri
  • Genel üretim giderleri olarak üçe ayrılmaktadır.
    • Doğrudan Ġlk Madde ve Malzeme

Doğrudan ilk madde ve malzeme, iĢletmenin tedarik ettiği ve üretimde doğrudan kullandığı malzeme ve parçalardan oluĢmaktadır. Üretimde kullanılacak direkt ilk madde ve malzemenin fiziki olarak kullanımında değiĢim beklenmemesine rağmen, maliyetlerini azaltıcı yöntemler geliĢtirilmiĢtir. Tedarikçilerin seçimi ve yönetimi, kullanılan direkt ilk madde ve malzemenin kalitesini artırırken fiyatlarını da azaltacaktır. Çok sayıda ve tanınmayan tedarikçiler ile çalıĢmak yetine, az sayıda ve devamlı iliĢki kurulacak tedarikçiler ile direkt ilk madde ve malzeme gider türü etkin bir Ģekilde kontrol altına alınacaktır.

 

 

 

Mermer ocakçılığında buna örnek olarak tel kesme makineleri, deliciler, elmas tel, matkap sayılabilir.

 

  • Doğrudan ĠĢçilik

 

DeğiĢen üretim ortamından en çok etkilenen gider türü, doğrudan iĢçilik giderleridir. Sermaye yoğun yatırımlardaki artıĢ iĢçiliğin üstlendiği rolü azaltmıĢtır. Bunun sonucunda da direkt iĢçiliğin toplam maliyetler içerisindeki payı azalmıĢtır. Ġleri üretim teknolojileri, üretim süresinde azalma sağlarken aynı iĢlerin daha az sayıda iĢ gören tarafından yerine getirilmesine neden olmuĢtur. Doğrudan iĢçilikteki azalma, kendini genel üretim giderlerinde de hissettirmiĢtir.

 

  • Genel Üretim Giderleri

 

Genel üretim giderleri, toplam üretim maliyetlerinin çerisinde en fazla ağırlığa sahiptir. Direkt ilk madde ve malzeme ve direkt iĢçilik giderleri dıĢında kalan giderlerin toplandığı genel üretim giderleri içerisinde farklı tür ve yapıda giderler yer almaktadır. Teknolojik yatırımların artıĢ göstermesi ile genel üretim giderlerinin içerisinde daha çok teknolojik yatırımla ilgili gider türleri yer almaktadır. Amortismanlar, teçhizat yenilemeleri için yapılan harcamalar ve bakım onarım giderleri gibi unsurlar genel üretim giderleri içerisinde en ağırlıklı grubu oluĢturmaktadır.

 

Maliyet, sadece üretim maliyetleri yani fabrika sınırları içinde değildir. ĠĢletmelerde maliyet yapısında artan karmaĢıklık kendini teknolojik geliĢim ile göstermektedir. Maliyet, üretim maliyeti olarak tanımlanmayıp verilecek stratejik kararlarda önemli bir değiĢken olmaktadır. Maliyet sistemleri, iĢletmelerin stratejilerinin belirlenmesinde ve bu stratejileri izleyecek taktiklerin uygulanmasında da önemli bir belirleyici olmaktadır.

 

  • Örtü Tabakasının (Dekapaj) Kaldırılması

Açık iĢletme projesine göre maden yatağının üzerindeki veya kontağındaki örtü tabakasının gevĢetilmesi, kazılması, yüklenmesi, taĢınması, toprak harmanına dökülmesi, serilmesi, harman sahasının düzeltilmesi, toprak harmanı ve kademe yollarının yapımı ve bakımı gibi muhtelif ameliyeleri kapsayan iĢlemlerin tümü dekapajı tanımlamaktadır.

 

 

 

Mermer ocak iĢletmeciliğinde mermer tabakasının üzerini açmak, toprak örtüsü ve yabancı maddeleri kaldırmak üretim için birinci Ģarttır. Mermer yataklarının yüzeyde veya yüzeye yakın bölgelerde bulunmalarından dolayı üzerlerinde fazla miktarda örtü tabakası bulunmamaktadır. Ancak mermer ocaklarında oluĢum itibari ile bozuĢmuĢ olan alterasyon zonunun kalınlığı bazen az, bazı durumlarda ise fazla kalın olabilmektedir. Bu gibi durumlarda alterasyon zonunu kaldırmak oldukça maliyetli olabilmektedir. Resim 2.1‟de mermer ana kütlesi üzerindeki örtü tabakası ve tabakanın alınmıĢ hâli görülmektedir.


Resim 2.1: Dekapaj (örtü tabakası) ve örtünün kaldırılmıĢ hâli

Mermer yatakları genellikle büyük mostralar vermektedir. Üzerinde örtü tabakası bulunmayan mermer ocaklarında hemen üretime baĢlamak mümkündür. Örtü tabakası bulunan mermer ocaklarında ise yapılacak iĢlem, örtü tabakasının kazı ve yükleme makineleri ile temizlenmesi ve daha sonra üretime geçilmesidir.

  • Atık Alanı Tespiti

Mermer tabakası üzerindeki örtü tabakasından çıkan harfiyatın döküleceği atık alanı önceden tespit edilmelidir. Bu alan ocak çalıĢmalarını etkilemeyecek Ģekilde seçilmelidir.


Resim 2.2: Atık sahası, blok stok sahası ve mermer ocağı

 

 

 

Ocak ilerleme yönü tespitinden sonra aksi istikamette atık alanı seçilmelidir. Örtü tabakasından çıkan harfiyat rastgele dökülecek olursa faydalı damar üzeri tekrar bir örtü tabakası ile kaplanmıĢ olacaktır. Bu da iĢletmeye ek maliyet yükleyecektir. Resim 2.2‟de belirlenmiĢ atık alanına dökülen atıklar, blok stok sahası ve mermer ocağı görülmektedir.

 

  • ĠĢ Makineleriyle Örtü Tabakasını Kaldırma

 

Mermer ocaklarında bulunan örtü tabakasını kaldırma iĢleminde;

 

  • Greyderler,
  • Dozerler,
  • Kepçeler,
  • Kırıcılar,
  • Ekskavatörler,
  • Kamyonlar

 

kullanılmaktadır. Ancak son zamanlarda mermer ocaklarında dekapaj, yarma açmak amacıyla kullanılan kırıcılar yaygın olarak kullanılmaktadır.

 

  • Yükleyiciler

 

Mermer ocak iĢletmeciliğinde yükleme, taĢıma, kaldırma gibi iĢlerde kullanılmak üzere değiĢik tip ve yapılarda yükleyiciler kullanılmaktadır. Yükleyiciler, örtü tabakasının kullanılmasında ve madeni söküm iĢinde kullanılır. Mermer ocak iĢletmelerinin vazgeçilmez aracı yükleyicilerdir. Bunlar fazla yatırım gerektiren iĢ makineleridir. Resim 2.3‟te zincir korumalı lastik tekerlekli yükleyici ile mermer bloğun yüklenmesi görülmektedir.

 


Resim 2.3: Zincir korumalı lastik tekerlekli yükleyici ile mermer bloğun yüklenmesi

 

 

 

Yükleyicilerin seçiminde en önemli faktör yapılacak iĢin cinsi ve iĢin kapasitesidir. Mermer ocak iĢletmeciliğinde kullanılacak yükleyiciler hem dayanıklı hem de yüksek kapasiteli makineler olmak zorundadır. Çünkü yükleyicilerle taĢ sökümü, taĢıma ve ocaktan büyük boyutlu blokların sürüklenerek stok sahasına taĢıma iĢlemleri yapılmaktadır. Bu amaçla yükleyici seçimi yapılırken çalıĢma yeri ve Ģartlarının detaylı olarak belirlenmesi gerekir. Yükleyicilerden maksimum verim alabilmek için iĢlerin belirli plan ve program içersinde yapılması sağlanmalıdır.

 

Madencilik sektöründe kullanılan yükleyiciler, iĢin ve iĢ yerinin özelliklerine göre lastik tekerlekli ve paletli olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Uzun yıllar mermer ocak iĢletmelerinde paletli yükleyiciler kullanılmıĢtır. Bunun nedeni çalıĢılan zeminin sert ve aĢındırıcı malzemeler olmasından dolayı idi. Ancak son yıllarda lastik tekerlekli yükleyicilerin lastiklerine koruyucu zincir takılması sunucunda bu yükleyicilere olan talebi artırmıĢtır. Lastik tekerlekli yükleyicilerin çok hareketli ve seri olması kullanımı yaygınlaĢtıran önemli ikinci etken olmuĢtur. Resim 2.4‟te zincir korumalı lastik tekerlekli yükleyici görülmektedir.

 


Resim 2.4: Zincir korumalı lastik tekerlekli yükleyici

Her iki tip yükleyicinin birbirine göre üstünlükleri olmakla beraber ikisi de yapılacak iĢin özelliğine göre vazgeçilmez birer makinedir.

 

Yükleyiciler ana hatları ile;

  • Dizel motor,
  • Aktarma organları,
  • ġasi,
  • Palet ya da lastik tekerlekler,
  • Kumanda kabini,
  • Kepçe kovası,
  • Hidrolik ve mekanik kollardan oluĢmaktadır.

 

 

 


Resim 2.5: Paletli yükleyici ile kamyona dekapaj yüklenmesi

Paletli yükleyiciler, geniĢ bir çalıĢma yelpazesi için idealdir. Genel ya da çok amaçlı kovası ile ağır yükleme, düzleme, kazma, malzeme taĢıma, kamyon yükleme, engebeli zeminlerde çalıĢma ve daha birçok iĢi yapabilecek özelliklere sahiptir. Kolay bakımı ve güçlü Ģanzımanı ile düĢük maliyetli çalıĢma sağlar. Resim 2.5‟te zincirli yükleyici ile kamyona dekapaj yüklenmesi görülmektedir.

 

Paletli yükleyici, paletli alt kısım, Ģasi, palet düzeneği, yürütme mekanizması, kumanda kısmı, kepçe kovası bom ve hidrolik kollardan meydana gelmektedir.

 

  • Ekskavatör

 

Kazı yükleme iĢlerinde sıkça kullanılır. Bunların da lastik tekerlekli ve paletli tipleri vardır. Mermer ocaklarında genellikle paletli tip ekskavatörler kullanılır. Hidrolik prensibi ile çalıĢır. Kollara çatal, kepçe ve kırıcılar takılmak sureti ile çalıĢma alanı geniĢletilebilmektedir. Resim 2.6‟da zincirli ekskavatör görülmektedir.

 


Resim 2.6: Paletli ekskavatör

 

 

 

  • Kamyonlar

 

Mermer ocaklarında dekapajın kaldırılmasında ve mermer blokların nakliyesinde kullanılır. Resim 2.7‟de parça blokların kamyona yükleyici tarafından yüklenmesi görülmektedir. Mermer ocaklarında ağır tonajlı ve damperli kamyon tipleri kullanılır.

 


Resim 2.7: Kamyon ve yükleyici çalıĢması

  • Gerektiği Durumlarda Patlayıcılarla Örtü Tabakasını Kaldırma

Ġlke olarak ocaklarda patlayıcı kullanılmamalıdır. Patlayıcılar, patlama sırasında yarattıkları Ģok dalgasının etkisi ile ana kaya içinde var olan çatlakların biraz daha büyümesine ve yeni ve düzensiz çatlak oluĢumlarına yol açar. Bu nedenle üretim amacıyla ocaklarda patlayıcı kullanmaktan mümkün olduğu kadar uzak durulmalıdır. Ancak bazı durumlarda özellikle kalın olan dekapajın kaldırılmasında pasa temizliğinin hızlı bir Ģekilde yapılıp ocak ağzının temizlenebilmesi için patlayıcı kullanmak gerekebilir.

 

  • Patlayıcılar Hakkında Genel Bilgiler

 

Maden çıkarılmasının her türünde, araziden kütüklerin ve iri kaya parçalarının temizlenmesinde patlayıcılardan yararlanılır. Bu zamandan ve maliyetin düĢürülmesi açısından faydalıdır.

 

Patlayıcı madde ısı (termal) veya mekanik Ģok etkisiyle hızlı bir Ģekilde bozunan ve aynı zamanda büyük miktarda ısı ve gaz meydana getiren bir maddedir. Patlayıcı madde kapalı bir hacim içersinde bulunuyorsa sıcak gazlar son derece büyük bir basıncın doğmasına sebep olur. Esas olarak üç tip patlayıcı madde vardır:

 

  • Mekanik
  • Atomik
  • Kimyasal

 

 

 

Yapıcı olarak sodyum veya potasyum nitrat içeren bütün dumansız barutlara taĢ barutu ismi verilir. Ticari patlayıcı maddelerin çoğunluğu, fiyatı ucuz olan amonyum nitrat karıĢımlarını esas almaktadır. Bu karıĢımlar ya önceden paketlenmiĢ olarak bulundurulur ya da iĢ baĢında hazırlanır.

 

  • Patlayıcıların Mermer Ocaklarında Kullanılması

 

Ocaklarda her türlü patlayıcının kullanımı izne bağlıdır. Ġzinsiz patlayıcı kullanımı yasal değildir. Patlayıcı kullanılmadan önce ocaklarda alınması gereken birtakım önlemler vardır. Bunlar öncelikle güvenlikle ilgili olanlar, daha sonra da üretim yapılması düĢünülen kayanın zarar görmemesine yönelik teknik önlemlerdir.

 

Patlayıcı maddeler ocaklarda kullanıldıklarında kayalar üzerinde büyük tahribat yaparak yeni çatlak oluĢumlarına yol açar. Var olan eski çatlakların ise geniĢlemesini sağlar. Patlayıcı kullanıldığı sürece bu böyle devam ederek ocakların verimliliği büyük oranda düĢer. Ancak bazı durumlarda ocaklarda patlayıcı kullanılması zorunlu olabilir. O zaman patlayıcının kullanılacağı alanda tel kesme ile alt ve yan kesimler yapılarak istenilen yönlerde süreksizlikler oluĢturulur. Bu durumda patlayıcıdan kaynaklanan Ģok dalgaları bu süreksizlik düzlemlerinden geçemeyecekleri için sadece istenilen kısımlar parçalanarak temizlenmiĢ olur.

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

 

 

 

 

 

 

  • GÖK Ġsmail, Mermer Kesme ve ĠĢleme Makineleri, Afyonkarahisar, 2000.

 

 

  • ONARGAN Turgay, KÖSE Halil, Mermer, Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yayınları Nu.: 220, Ġzmir, 1997.

 

  • YEġĠLKAYA Liyaeddin, Mermer Madenciliği, Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Yayınları, Afyonkarahisar, 1996.

 

  • Maden Kanunu 5177 sayılı kanunla değiĢik 3213 sayılı, Yürürlük Tarihi: (15.06.1985 Tarih 18785 Sayılı Resmi Gazete)

 

Paylaş :

Daha Fazla Makale

Leave a Reply